Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; yurtdışında çalışan müvekkillerinden istediği an paralarını geri alabilecekleri ve yüksek oranda kar verileceği, taahhüdünde bulunarak davalı şirket temsilcileri tarafından 27/03/1998 tarihinde 100.000 DM para alındığını, aynı yöntemle binlerce gurbetçiden nakit para toplandığını, müvekkillerinin kısa bir süre sonra ihtiyaçları nedeniyle paralarını geri ödenmesini talep ettiklerini, ancak paranın ödenmediğini, davalıların Bankalar Kanunu, TTK, SPK, BK ve ilgili diğer kanunların açık hükümlerine aykırı davranarak müvekkillerinden para tahsil ettiklerini, SPK ve diğer kanun hükümlerine aykırı olarak hisse senetlerini izinsin halka arz ettiklerini ve izinsiz arıcılık faaliyetinde bulunduklarını, bu durumun SPK ve diğer resmi kurum raporlarından açıkça anlaşıldığını,...
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/76 Esas KARAR NO : 2020/392
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 14/08/2008 KARAR TARİHİ : 24/06/2020 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/06/2020 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; yurtdışında çalışan müvekkillerinden istediği an paralarını geri alabilecekleri ve yüksek oranda kar verileceği, taahhüdünde bulunarak davalı şirket temsilcileri tarafından 27/03/1998 tarihinde 100.000 DM para alındığını, aynı yöntemle binlerce gurbetçiden nakit para toplandığını, müvekkillerinin kısa bir süre sonra ihtiyaçları nedeniyle paralarını geri ödenmesini talep ettiklerini, ancak paranın ödenmediğini, davalıların Bankalar Kanunu, TTK, SPK, BK ve ilgili diğer kanunların açık hükümlerine aykırı davranarak müvekkillerinden para tahsil ettiklerini, SPK ve diğer kanun hükümlerine aykırı olarak hisse senetlerini izinsin halka arz ettiklerini ve izinsiz arıcılık faaliyetinde bulunduklarını, bu durumun SPK ve diğer resmi kurum raporlarından açıkça anlaşıldığını, şirket yöneticileri hakkında Konya ...... AĞCM de nitelikli dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığını ve dosyanın halen Yargıtayda olduğunu, davacıların şirket ortağı yapılmasının mümkün olmadığını, davacılara hisse senedi teslim edilmediğini, davacılar ile davalı şirketler arasında kanuna uygun surette kurulmuş bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığını, davalı ... ve yönetim kurulu üyelerinin diğer davalılar ile birlikte davacıların zararından sorumlu olduklarını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla ,verilen 100.000 DM alacağın bugünkü karşılığı olan 97.656,74 TL den şimdilik 6.500,00 TL nin ödendiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, bu doğrultuda davacıların davalı şirketlerle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, TTK, SPK , BANKALAR KANUNU ve diğer mevzuata aykırı şekilde kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne, davalıların mal varlığı üzerine alacak miktarı kadar tedbir konulmasına, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili yazılı cevap dilekçesinde, davacının davalı şirketde ortaklık payının bulunduğunu, davadaki ihtilafın da bu ortaklık ilişkisinden kaynaklandığını, davacı ile davalı şirket arasında ortaklık ilişkisi bulunduğundan, TTK 329 ve 405 maddeleri gereğince hisse bedellerinin davacıya iade edilmesinin mümkün olmadığını, davacıların ödedikleri bedel karşılığında davalı şirkete ortak olduğunu, SPK mevzuatına aykırı bir işlemim söz konusu olmadığını, hileli bir durumun bulunmadığını, davacının davayı yaklaşık 8 yıl sonra açtığını, hile iddiasının hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, öte yandan haksız eylem kuralları gereğince de verdiğini geri alma yönündeki talebin 1 yıl içerisinde ileri sürülmesi gerektiğini, haksız fiil kurallarına istinaden de hak düşürücü sürenin gerçekleştiğini, davacı t...