DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 06/12/2023 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22.02.2023 tarihli bilirkişi raporu ile takibe konu asıl çeklerin üzerindeki ilk ciranta olan davalının imzasının sahte olduğunun tespit olunduğunu, davalı vekilinin rapora karşı sunduğu 28.04.2023 tarihli beyan dilekçelerinde bu tespite itiraz edilmediğini, bahsi geçen çeklerdeki ilk cironun sahte olduğunun kesinleştiğini, davalının meşru hamil olmadığı için ilgili çeklere dayanarak herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunamayacağını, davalının söz konusu çeklerin teminat-garanti...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2023/1595 Esas KARAR NO: 2023/1800 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/07/2023 (Ara Karar) NUMARASI: 2022/865 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 06/12/2023 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22.02.2023 tarihli bilirkişi raporu ile takibe konu asıl çeklerin üzerindeki ilk ciranta olan davalının imzasının sahte olduğunun tespit olunduğunu, davalı vekilinin rapora karşı sunduğu 28.04.2023 tarihli beyan dilekçelerinde bu tespite itiraz edilmediğini, bahsi geçen çeklerdeki ilk cironun sahte olduğunun kesinleştiğini, davalının meşru hamil olmadığı için ilgili çeklere dayanarak herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunamayacağını, davalının söz konusu çeklerin teminat-garanti amacıyla verildiğini bildiğini, 22.02.2023 tarihli rapordaki tespitlere göre davalı firma yetkilisi olan ... görevi 02.11.2015 tarihinde sona erince şirketin yeni yetkililerinin sebepsiz yere zenginleşmek amacı ile çek üzerinde sahte ciro işlemi yaptığının anlaşıldığını, davalı firmanın yetkilisi adına atılan ilk cironun sahte olduğunu, ilk cironun lehtar tarafından yapılmadığından davalı firmanın meşru hamil olmadığını, bu sebeple davalı firmanın, meşru hamil olmadığı çeklere istinaden icra takibi başlatma hakkının olmadığını, dosya kapsamında tarafların ticari defterlerinin incelendiğini ve davanın en başından beri belirtildiği üzere taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkinin tespit edilmediğini, dolayısıyla davalı firmanın müvekkilinden alacaklı olduğunu ispat edemediğini, davalının işbu dosya kapsamında istinafa başvurmasından 10 gün sonra kendi genel kurulunda tasfiye kararı alarak tasfiye sürecine girmesi ile müvekkilinden mal kaçırma saiki taşıdığı sabit olduğundan tedbiren davalı şirketin tasfiye sürecinin durdurulmasına, davalı şirketin ve şirket ortaklarının tüm malvarlığına HMK 389 ve devamı hükümleri gereği teminatsız ihtiyati tedbir konulmasına, 24.03.2021 ve 22.06.2023 tarihli bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeni rapor düzenlenmesi adına dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesine, davalı firma ile müvekkil arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığından, bu husus dosya kapsamında alınan 01.04.2019 tarihli bilirkişi raporu ile sabit olduğundan, müvekkil davalı firma ile ticari iş birliği başlatması hedefiyle davalı firmaya teminat fonksiyonu taşıyan çekler teslim ettiğinden, işbu hususlar 22.10.2015 tarihli tutanak ile sabit olduğundan, işbu tutanaktaki davalı şirket temsilcisinin imzasının gerçek olduğunun 24.03.2021 tarihli rapor ile tevsik olduğu...