DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/10/2023 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine 2 senetten dolayı davalı tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, takibin dayanağı olan senetlerin 12/12/2013 tanzim, 12/01/2014 vade tarihli ve 95.000,00 TL bedelli senet ile 10/11/2013 tanzim, 30/11/2013 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli senetler olduğunu; her iki senedinde keşidecisinin müvekkilinin oğlu olduğunu; müvekkilinin ise bu senetlerde kefil olarak gösterilmiş bulunduğunu fakat senetlerin kefil olarak davacı müvekkili tarafından imzalanmadığını, senetlerin sahte olduğunu; icra takibine müvekkilinin itiraz...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/1666 Esas KARAR NO: 2023/1062 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/06/2019 NUMARASI: 2018/1225 E. - 2019/779 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/10/2023 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine 2 senetten dolayı davalı tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, takibin dayanağı olan senetlerin 12/12/2013 tanzim, 12/01/2014 vade tarihli ve 95.000,00 TL bedelli senet ile 10/11/2013 tanzim, 30/11/2013 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli senetler olduğunu; her iki senedinde keşidecisinin müvekkilinin oğlu olduğunu; müvekkilinin ise bu senetlerde kefil olarak gösterilmiş bulunduğunu fakat senetlerin kefil olarak davacı müvekkili tarafından imzalanmadığını, senetlerin sahte olduğunu; icra takibine müvekkilinin itiraz süresini kaçırdığını bu nedenle mallarına haciz konulduğunu belirterek; davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve takip miktarı olan 145.000,00 TL üzerinden de %20 kötü niyetli takip tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının icra takibini baştan beri bildiğini, üstelik bazı tebligatları da bizzat kendisinin aldığını; icra takibindeki kıymet taktirine itiraz etmiş olduğunu; davalı müvekkilinin imza sahteciliğinden haberi olmadığını, bununla bir alakası bulunmadığını; davacının olaydan dolayı Cumhuriyet Savcılığına da şikayetçi olduğunu, müvekkili yönünden savcılık soruşturmasının KYOK kararı ile bittiğini, sahte imzaların davacının oğlu tarafından atıldığının tespit edilip, davacının oğlunun ceza yargılamasında mahkum olduğunu; bu nedenle senedin keşidecisi olan ve davacının oğlu olan şahıs tarafından davacının imzasının taklit edildiğini belirterek; baştan beri icra takibini bilen takiple ilgili işlemler yapan davacının iş bu davayı kötü niyetli olarak açtığını savunmuş, davanın reddini, %20 kötü niyetli dava tazminatı ve disiplin para cezasının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....Davacının sorumluluğu kefil sıfatından kaynaklanmakta olup ancak senede attığı kefil imzasının kendisine ait olmadığı kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ile sabit bulunduğu, her ne kadar ceza mahkemesindeki "sahtecilik" tespitini mahkememizi bağlamayacağı düşünülse de, davalı vekilininde açıkça duruşmada "kefil imzasının davacıya ait olduğuna dair itirazımız yoktur, sahte olduğunu kabul ediyoruz" denmesi nedeniyle artık kendine ait olmayan imzalardan dolayı davacının senetlerden ötürü sorumlu tutulamayacağı tespit edilmiştir. Ancak,...