MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 11/04/2019 NUMARASI: 2018/89 E. - 2019/167 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/09/2023 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının "..." markası ile 1993 yılından beri araç kiralama işi ile iştigal ettiğini, davalı firmanın "www...com'' adresinde müvekkili şirketin bilgi ve izni dışında müvekkilinin markasını ve logosunu yayınlayarak müvekkili şirket aleyhinde ve müvekkili şirketin ticari itibarını zedeleyici asılsız şikayetler yayınladığını, davalının haksız rekabetinin engellenmesi ve marka hakkında tecavüzünün önlenmesine, yayınlarının internet sitesinden kaldırılmasına ve erişimin engellenmesine, hükmün ilanına karar...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/1564 KARAR NO: 2023/937 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 11/04/2019 NUMARASI: 2018/89 E. - 2019/167 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/09/2023 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının "..." markası ile 1993 yılından beri araç kiralama işi ile iştigal ettiğini, davalı firmanın "www...com'' adresinde müvekkili şirketin bilgi ve izni dışında müvekkilinin markasını ve logosunu yayınlayarak müvekkili şirket aleyhinde ve müvekkili şirketin ticari itibarını zedeleyici asılsız şikayetler yayınladığını, davalının haksız rekabetinin engellenmesi ve marka hakkında tecavüzünün önlenmesine, yayınlarının internet sitesinden kaldırılmasına ve erişimin engellenmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkile ait internet sitesinin yer/hizmet sağlayıcısı fonksiyonu yürüttüğünü, tüketici şikayetlerinin dile getirilmesi amacıyla kurulmuş bir internet sayfası olduğunu, davanın iletinin/şikayetin sahibine karşı açılması gerektiğini, davada pasif husumet yokluğu bulunduğunu, marka hakkına tecavüz iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, SMK gereği ilgili markaların müvekkile ait tüketici platformunda kullanılmasının marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilemeyeceğini, davacının ticari itibarını zedelediği iddia edilen yazılardan dolayı müvekkil sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafa cevap hakkı sunulmadığı iddiasının asılsız olduğunu, tüketiciler tarafından yazılan tüm şikayetlere üye-üye olmayan ayrımı yapılmadan yayınlandığını, hakkında şikayet yayınlanan kurumların cevap haklarını kullanabildiğini ve hiçbir firmanın cevap hakkının kısıtlanmadığını, şikayetleri oluşturan kişilerin siteye üye olduğunu ve SMS onayı kullandığını, bu nedenle kullanıcıların gerçekliğinin tartışmadan uzak olduğunu, müvekkil firmanın milyonlarca şikayeti teker teker teyit edemeyeceğini, doğruluk, tamlık ve kullanılırlığı değerlendirmenin yalnızca üyenin sorumluluğunda olduğunu, üyelerin yazdığı şikayetlerden dolayı herhangi bir gerçek veya tüzel kişi konusunda doğabilecek zarar, masraf ve her türlü davadan doğrudan sorumlu olacağını üye olurken kabul ettiğini, davacının müvekkilin haksız kazanç elde ettiği ve haksız rekabete sebep olduğu yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, bilirkişi raporunun tüm bu iddialarını ispatlar nitelikte olduğunu, davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "Somut olayda toplanan deliller, bilirkişi raporu ile birlikte degerlendirildiğinde, davalı kullanımının markasal bir kullanım olmadığı, haksız rekabetin şartlarının bulunmadığı, düşünce özgür...