DAVA : Alacak (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 02/06/2023 YAZIM TARİHİ : 06/06/2023 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya Asliye ... Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan şirket ortağı olmadığının tespiti ve alacak davasında 02/07/2019 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalı şirketin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkete ve iştiraki olan şirketlere değişik zamanlarda yüksek oranlarda kar payı dağıtılacağı, istediği zaman parasını kısmen veya tamamen geri alabileceği yönünde güven telkin edildiği için para verildiğini, müvekkilinin defalarca istemesine rağmen yatırdığı parayı geri alamadığını, davalı şirket yetkililerinin Türk Ticaret Kanunu, Bankacılık Kanunu,...
T.C. KONYA BAM ... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ... KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KONYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/07/2019 NUMARASI : ... Esas ... Karar
DAVACILAR : Müteveffa ... Mirasçıları : 1- ... (T.C. Kimlik No:...) : 2- ... (T.C. Kimlik No:...) : 3-... (T.C. Kimlik No: ...)
İSTİNAF EDEN DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Alacak (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 02/06/2023 YAZIM TARİHİ : 06/06/2023 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya Asliye ... Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan şirket ortağı olmadığının tespiti ve alacak davasında 02/07/2019 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalı şirketin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkete ve iştiraki olan şirketlere değişik zamanlarda yüksek oranlarda kar payı dağıtılacağı, istediği zaman parasını kısmen veya tamamen geri alabileceği yönünde güven telkin edildiği için para verildiğini, müvekkilinin defalarca istemesine rağmen yatırdığı parayı geri alamadığını, davalı şirket yetkililerinin Türk Ticaret Kanunu, Bankacılık Kanunu, Sermaye Piyasası ve sair kanun hükümlerini ihlal ettiklerini, bu konuda şirket yetkilileri hakkında ceza davaları açıldığını, bu nedenlerle taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik davalı tarafa verilen şimdilik 20.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı 08/04/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 76.000,00 TL artırarak toplam 96.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıdan HMK 84/1-a maddesi gereğince teminat alınması gerektiğini, dava dilekçesine ekli olarak sunulan belgeyi kabul etmediklerini, müvekkili yönünden belgenin bağlayıcı olmadığını, davacının müvekkiline iddia ettiği gibi para ödemediğini, davacının hisse senetlerini dava dışı 3. kişilerden iktisap ettiğini, bu hisse senetleri karşılığında ödemeyi müvekkiline değil akidine yaptığını, davacının hisse senetlerine dayanarak eski TTK 329 ve 405. maddelerindeki amir hükümleri gereğince alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin bankacılık mevzuatına dayanarak herhangi bir mevduat toplamadığını, toplamasının da mümkün olmadığını, aynı şekilde müvekkilinin SPK, TTK ve BK hükümlerini ihlal etmediğini, davacının hile iddiasının yasal dayanağının bulunmadığını, hile iddiasına hukuki üstünlük tanınması halinde 1997 yılında...