DAVA: İstirdat (Kredi Sözleşmesine Dayanak Çekin İadesi) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/05/2023 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı bankanın İkitelli Şubesi ile 02.10.2014 tarihinde genel kredi sözleşmesi akdetmiş olduğunu, bu genel kredi sözleşmesinden doğan borçların 29.02.2016 tamamen tasfiye edilmiş olduğunu, taraflar arasında herhangi bir borç ilişkisi kalmamış olduğunu, bu durumun davalı yanın da kabulünde olduğunu, şirketin lehdar gözüktüğü 2.500.000,00-TL meblağlı bir bono tanzim edip şirket adına cirolayıp bankaya vermesini şart koşmuş olduğunu, böyle bir bono tanzim edilmeden de kredinin onaylanmayacağını açıkça ifade etmiş...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1340 KARAR NO: 2023/505 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/02/2022 NUMARASI: 2021/427 Esas - 2022/66 Karar DAVA: İstirdat (Kredi Sözleşmesine Dayanak Çekin İadesi) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/05/2023 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı bankanın İkitelli Şubesi ile 02.10.2014 tarihinde genel kredi sözleşmesi akdetmiş olduğunu, bu genel kredi sözleşmesinden doğan borçların 29.02.2016 tamamen tasfiye edilmiş olduğunu, taraflar arasında herhangi bir borç ilişkisi kalmamış olduğunu, bu durumun davalı yanın da kabulünde olduğunu, şirketin lehdar gözüktüğü 2.500.000,00-TL meblağlı bir bono tanzim edip şirket adına cirolayıp bankaya vermesini şart koşmuş olduğunu, böyle bir bono tanzim edilmeden de kredinin onaylanmayacağını açıkça ifade etmiş olduğunu, bunun üzerine dava dışı ...'ın davalı banka aleyhine gerçek ve güncel borç tutarı olan 67.538,93-TL'nin senet tutarından mahsubu sonucunda kalan 2.433.566,36-TL borçlu olmadığının tespiti yönünde dava açmış olduğunu, yargılamayı yapan İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1241 - 976 sayılı ve 24.11.2016 tarihli kararı ile davanın kabulüne, "...'ın davalı bankaya 2.432.461,07-TL borçlu olmadığının tespitine" karar vermiş olduğunu, kararın , çeşitli kanun yolu aşamalarından geçerek Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/4976 - 2545 E.K.ve 17.03.2021 tarihli kararı ile onanmış ve kesinleşmiş olduğunu, davalı bankanın 17.05.2021 tarihli dilekçesinde bonoyu ... Ticaret Ltd.Şti.'ne teslim etmek üzere mahkemeden istediklerini beyan etmiş olduğunu, mahkemenin 01.06.2021 tarihli kararı ile dava konusu bono ve protesto evrakının davalı bankaya teslimine karar vermiş olduğunu, karara istinaden davalı banka vekili 03.06.2021 tarihinde bono ve protesto evrakı aslını tutanak ile teslim almış olduğunu belirterek, davanın kabulüne, dava konusu bono ve protesto evrakı aslının davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmesi talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, ortada davaya konu ihtilaflı bir durum yok iken sadece müvekkil banka aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi için huzurdaki dava açılmış olup, huzurdaki davanın hukuki yarar yokluğundan reddinin gerekmekte olduğunu, müvekkil bankanın iyi niyetli olduğunu, hiçbir aşamada gerek kredi borçlusu gerekse kefilinden fazladan hiçbir talepte bulunmamış olduğunu, senet rakamından değil gerçek alacağı olan ihtar rakamı üzerinden takip başlattığını, borçlular üzerinde herhangi bir icra tehdidi ve baskısı oluşturmamış olduğunu, davacı ... açmış olduğ...