DAVA: Tazminat (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 27/04/2023 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacının müvekkiline davalı bankanın Bahçeşehir şubesinden 3 adet çekin ticari ilişkide bulunduğu firmalar tarafından verildiğini, bankaya ibraz edilen çeklere işlem yapılamadığını, bankaların birer güven kurumu olarak çek karnesi verirken şirketler hakkında kredi değerliliği olup olmadığı yönünde araştırma yapmaları gerektiği, kredi notunun yüksek olması halinde çek karnesi vermeleri gerektiği, belirtilen nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/749 Esas KARAR NO: 2023/663 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2018/464 Esas - 2019/1197 Karar TARİH: 24/12/2019 DAVA: Tazminat (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 27/04/2023 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacının müvekkiline davalı bankanın Bahçeşehir şubesinden 3 adet çekin ticari ilişkide bulunduğu firmalar tarafından verildiğini, bankaya ibraz edilen çeklere işlem yapılamadığını, bankaların birer güven kurumu olarak çek karnesi verirken şirketler hakkında kredi değerliliği olup olmadığı yönünde araştırma yapmaları gerektiği, kredi notunun yüksek olması halinde çek karnesi vermeleri gerektiği, belirtilen nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacının iddialarının gerçeği yansıtmamakta olduğu, Söz konusu çeklelrn gerekil araştırma yapıldıktan sonra imza karşılığı teslim edildiğini, çek karnesi verirken çek karnesi isteyen hakkında gerekti araştırmayı yaptıktan sonra çek karnesi verdiğini, nitekim karşılıksız çek sorumluluk bedelinin ödendiğini, açıkladıkları nedenlerle haksız ve hukuka aykın davanın reddine karar verilmesi gerektiğini bildirmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde; 500,00 TL olan dava değerini bilirkişi raporu doğrultusunda 146.936,50 TL arttırılarak toplam 147.436,50 TL olarak ıslah ettiklerini beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 24/12/2019 tarih 2018/464 Esas 2019/1197 Karar sayılı kararında; "...Her ne kadar zararın tespiti açısından dosya kapsamında bilirkişi raporu alınmış ise de açıklanan tüm bu hususlar doğrultusunda mahkememizde oluşan yeni kanaat gereğince, davacı vekiline 22/10/2019 tarihli celse 1 nolu ara karar ile "karşılığı tahsil edilemeyen çeklerin keşidecisi/cirantalarına karşı herhangi bir takipte bulunulup bulunulmadığı yahut dava açılıp açılmadığı konusunda beyanda bulunmak üzere" süre verilmiştir. Davacı vekili 24/10/2019 tarihli dilekçesi ile, yalnızca çek lehtarı ve ikinci ciranta hakkında iflasın açılması davası açtığını, iflas kararı nedeniyle bunlar aleyhine takip ya da dava yoluna gitmediğini beyan etmiştir. Yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince, bankadan çek tutarının talep edilebilmesi için çek keşidecisi ve cirantalarına karşı alacağın tahsili amacıyla tüm yolların tüketilmiş olması gerekir. Buna rağmen alacak elde edilememiş ise bankanın sorumluluğuna gidilebilir. Davacı vekilince 24/12/2019 tarihli celsede keşideci yönünden karşılıksız çek şikayetinde bulunulduğu ...