Taraflar arasındaki yönetim kurulu kararının iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; sermaye artırımına dayanak teşkil eden 13.12.2021 tarihli Yönetim Kurulu Kararı'nın iptali için tarafınca İstanbul 19.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/772 E. Sayılı dosyasında dava açıldığını, bu dava devam ederken Sermaye Piyasası Kurulunun 03.02.2022 tarihli onayı ile Sermaye Artırım Kararı verildiğini, bu sebeple hak kaybı olmaması için bu kerre, TTK hükümleri gereğince tescil ve ilandan itibaren 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde bu davayı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1435 KARAR NO: 2023/553 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 08.03.2022 NUMARASI: 2022/99 Esas - 2022/171 Karar DAVA: Şirket Yönetim Kurulu Kararının İptali Taraflar arasındaki yönetim kurulu kararının iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; sermaye artırımına dayanak teşkil eden 13.12.2021 tarihli Yönetim Kurulu Kararı'nın iptali için tarafınca İstanbul 19.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/772 E. Sayılı dosyasında dava açıldığını, bu dava devam ederken Sermaye Piyasası Kurulunun 03.02.2022 tarihli onayı ile Sermaye Artırım Kararı verildiğini, bu sebeple hak kaybı olmaması için bu kerre, TTK hükümleri gereğince tescil ve ilandan itibaren 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde bu davayı açtıklarını, ... A.Ş.'nin borsada işlem gören hisselerinden 250.000 adedine sahip bir hissedar olduğunu, kendisi gibi küçüklü - büyüklü hisselere sahip binlerce hissedar olduğunu, davalı şirketin, gerçekte sermaye arttırımını gerektirecek bir sebep ve ihtiyaç olmamasına rağmen, dürüstlük kuralına aykırı olarak sermaye artırıma ilişkin aldığı karar neticesiyle kendisinin ve diğer azınlık pay sahiplerini zarara uğradığını, şirketin buradaki tek amacının, bu tarz bir kararla hisseyi baskılayarak, zaten bedelliye katılacak gücü kalmamış küçük yatırımcının elindeki hisselerini kat be kat zararına elinden çıkarmasını sağlamak ve böylece şirketteki hissesini, diğer paydaşların zararına olacak şekilde arttırmak olduğunu, zira davalı şirketin 2020 yılında 18 milyon zarar açıklamasına rağmen %400 bedelli sermaye arttırımı yapıldığını, 2021 yılında ise 256 milyon kar açıklamasına ve önceki dönem sermaye arttırımından gelen kasada 400 milyon olmasına rağmen %125 sermaye arttırımı yapmaya çalışıldığını, somut olayda artırım kararı konusu ve amacı itibariyle dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, zira bu durumda çoğunluk pay sahiplerinin sermaye arttırımı hakları azınlık pay sahiplerinin zararına olacak şekilde hakkın kötüye kullanılması şeklinde ortaya çıkmakta olduğunu, ortaklığın mali durumu gerektirmediği halde veya gerektiğinden fazla arttırım yapılarak azınlık pay sahiplerinin ortaklıktaki sermaye ve pay oranlarının küçültülmesi/azaltılmasının amaçlandığını, sermaye arttırımında vergisiz kullanılabilecek iç kaynaklar var iken, bedelli yeni pay alma haklarını kullanamayacakları bilinen azınlık pay sahiplerinin ödemesiz pay alma oranlarını düşürmek amacıyla yapıldığının kuşkusuz olduğunu, sırf dış kaynaklardan sermaye arttırımı yapılmasına ilişkin yö...