Davacı vekili; müvekkilinin, dava dışı emlak şirketi sahibi ...'ın yatırım amaçlı olarak taşınmaz aldığını ve karşılığında 115.000,00 TL bedelli senet verdiğini, sonrasında dairenin bedelini ...'a ödediğini ancak aralarındaki güven ilişkisine binaen senedi almadığını, müvekkili hakkında bu senet nedeniyle alacaklısının ... olduğu icra takibi yapıldığını, borçlu olmadıklarına dair açtıkları menfi tespit davasında alacaklı ...'ın icra takibinin haksız olarak açıldığını beyan ettiğini ve mahkemece de menfi tespit davasının kabul edildiğini, davalı Avukat ...'in , senet alacaklısından habersiz icra takibi yaptığını, müvekkilinin ticari taksisine haciz koydurduğunu ve yakalattırdığını, davalı ile diğer sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin haciz tehdidi altında davalıya ödediği 5.000,00 TL ile birlikte...
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/09/2022 DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 05/04/2023 YAZIM TARİHİ : 05/04/2023
Davacı vekili; müvekkilinin, dava dışı emlak şirketi sahibi ...'ın yatırım amaçlı olarak taşınmaz aldığını ve karşılığında 115.000,00 TL bedelli senet verdiğini, sonrasında dairenin bedelini ...'a ödediğini ancak aralarındaki güven ilişkisine binaen senedi almadığını, müvekkili hakkında bu senet nedeniyle alacaklısının ... olduğu icra takibi yapıldığını, borçlu olmadıklarına dair açtıkları menfi tespit davasında alacaklı ...'ın icra takibinin haksız olarak açıldığını beyan ettiğini ve mahkemece de menfi tespit davasının kabul edildiğini, davalı Avukat ...'in , senet alacaklısından habersiz icra takibi yaptığını, müvekkilinin ticari taksisine haciz koydurduğunu ve yakalattırdığını, davalı ile diğer sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin haciz tehdidi altında davalıya ödediği 5.000,00 TL ile birlikte uğradığı 1.000,00 gelir kaybı ve 19.000,00 manevi zararın davalıdan işleyecek yasal faiziyle tahsili talep etmiştir. Davalı vekili özce davanın reddini savunmuştur. Davanın ilk olarak açıldığı Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın bonoya dayalı olarak alınan ihtiyati haciz kararı sonrası yapılan haciz işlemleri sonucu uğranılan maddi ve manevi zararı ile haciz tehdidi altında ödenen paranın iadesi istemine ilişkin olduğu, 6102 Sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca ticari dava niteliği taşıdığını, 6100 Sayılı HMK'nın 399/2. maddesinde de haksız uygulanan ihtiyati haciz nedeniyle açılacak davalarda görevli mahkemenin esas hakkında davanın karara bağlandığı mahkeme olduğunun belirlendiği, asıl uyuşmazlık ile ilgili davanın ticari dava olması nedeniyle görevli mahkemenin de Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş ve bu kararın itiraza uğramaması üzerine dosya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esasına kaydedilen dosya üzerinden yargılamaya devam olunmuş ve nihayetinde; davacı tarafın davadan önce arabuluculuk dava şartını yerine getirmediği, davanın asliye hukuk mahkemesinde açılmış olması ve görevsiz mahkemede arabuluculuk şartının aranmayacağı hususunun davacıya yeniden bu hususta süre verilmesini gerektirmediği, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir olmadığı kanaati ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında; davada öncelikle görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, davanın haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası niteliği taşıdığını, kaldı ki ticaret mahkemesi görevli olsa bile, asliye hukuk mahkemesinin görevsizlik kararından sonra dosya ticaret mahkemesine tevzi edilmeden arabulucuya başvurarak anlaşamama tutanağını aldıklarını ve süreci tamamladıkla...