Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352'nci maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : Dava davacı yanca sigortalanan vagonların uğradığı zararın mal sahibine ödenmesinden sonra oluşan rücu alacağının tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekili kazanın meydana gelmesinde kusuru saptanan hareket memurunun müvekkilinin değil dava dışı ... personeli olduğunu, yine kusurları saptanan makinistlerin de davalının sigortalısı bulunan şirketin personeli olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince Mahkemenin taraflar arasında dava konusu...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/669 - 2023/930 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2023/669 KARAR NO : 2023/930
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 03.10.2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2022/48 E., 2022/641 K.
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352'nci maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : Dava davacı yanca sigortalanan vagonların uğradığı zararın mal sahibine ödenmesinden sonra oluşan rücu alacağının tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekili kazanın meydana gelmesinde kusuru saptanan hareket memurunun müvekkilinin değil dava dışı ... personeli olduğunu, yine kusurları saptanan makinistlerin de davalının sigortalısı bulunan şirketin personeli olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince Mahkemenin taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemez; dava, sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Buna göre taraf sıfatı usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olduğundan taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için defi değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir itiraz niteliğindedir. Nitekim aynı ilkeler, Hukuk Genel Kurulunun 23.06.2004 gün ve 2004/4-371 E. 2004/375 K., 18.04.2007 gün ve 2007/5-233 E., 2007/221 K. 04.03.2009 gün ve 2009/10-34 E. 2009/104 K., 04.11.2009 gün ve 2009/2-402 E., 2009/484 K., 03.02.2010 gün ve 2010/4-4 E., 4 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir Yukarıda belirlenen temel ilkeler ışığında gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde; Mahkememizce ön inceleme duruşmasında öncelikli uyuşmazlık konusu olarak husumetin davalıya yöneltilip yöneltilemeyeceği belirlenmiştir. Bu nedenle mahkememizce dava dilekçesinde kazaya neden olduğu belirtilen gerçek kişilerin hangi kurum/şirket bünyesinde çalıştığının tespiti için müzekkere yazılmış, gelen müzekkere cevaplarına göre, dava dilekçesi...