DAVANIN KONUSU: Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/04/2023 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil kuruma ait "..." markasının 36, Sınıftaki belirli mal ve hizmetler için 11.10.2007 yılından itibaren tescilli olmasına ve lisans sözleşmesi doğrultusunda müvekkili kurumun İştiraki olan şirketler tarafından aktif olarak kullanılmasına rağmen davalı şirketin ... sayılı ..." ve ... sayılı ..." markalarını tescil ettirerek müvekkilin markadan doğan haklarını ihlal ettiğini, Davalı şirket adına tescilli ... sayılı "..." ve ... sayılı "... markalarının davacının tescilli ..." markası ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunduğundan SMK m. 25 uyarınca...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/1562 KARAR NO: 2023/391 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 16/05/2019 NUMARASI: 2018/209 E. - 2019/233 K. DAVANIN KONUSU: Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/04/2023 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil kuruma ait "..." markasının 36, Sınıftaki belirli mal ve hizmetler için 11.10.2007 yılından itibaren tescilli olmasına ve lisans sözleşmesi doğrultusunda müvekkili kurumun İştiraki olan şirketler tarafından aktif olarak kullanılmasına rağmen davalı şirketin ... sayılı ..." ve ... sayılı ..." markalarını tescil ettirerek müvekkilin markadan doğan haklarını ihlal ettiğini, Davalı şirket adına tescilli ... sayılı "..." ve ... sayılı "... markalarının davacının tescilli ..." markası ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunduğundan SMK m. 25 uyarınca hükümsüzlüklerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Markalarında esas unsurun ... ibaresi olduğunu, "..." ibaresinin davacı iddiasının aksine bir sıfat tamlaması olarak ve ..., ... anlamına gelecek şekilde ve birebir kelimenin anlamını ihtiva eder biçimde tamamlayıcı olarak kullanıldığını, Davacının, marka karşılaştırması yaparken markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yaptığı halde, davalı markasındaki tüm ibareleri ayrıştırarak ... ibaresini esas unsur olarak göstermeye çalıştığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince; "Davacının ... ibareli markası ile davalı adına tescilli ... ve ... ibareleri arasında karıştırma ihtimali bulunmamaktadır. Toplanan deliller kapsamına göre" davanın redddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait "..." markasının ayırt edici niteliğe sahip güçlü bir marka olduğunu, hükümsüzlüğü talep edilen davalıya ait markalarında esas unsurun "..." ilkesi olduğunu, davalı adına tescilli ... sayılı "..." ve ... sayılı "..." markalarının davacı müvekkil adına tescilli olan "..." markasıyla aynı hizmetler için tescil edildiğini, davaya konu markaların tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğunu, ... markasının tescil anında zayıf marka olduğunun varsayılması halinde dahi davacıya ait markanın yıllardır aktif şekilde kullanıldığından ayırt edici nitelik kazandığını ve güçlü marka haline geldiğini, mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek bilirkişi incelemesi dahi yaptırılmaksızın hüküm kurulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, ... Bankası AŞ adına tescilli markaların hükümsüzlüğü istemiyle açılan İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/212 E. sayılı d...