İlk Derece Mahkemesinin dava dosyası istinaf yasa yolu incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla, istinaf incelemesi HMK'nın 356. vd. maddelerince duruşmalı olarak yapılan açık yargılama sonucunda dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. DAVACILARIN İDDİALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili, davalı bankanın müvekkilleri hakkında icra takibi başlattığını, ancak müvekkillerinin davalıya her hangi bir borcunun bulunmadığını, davacılardan ... 'ın davalı bankadan 2010 yılında kredi kullandığını, diğer davacının ise bu kredinin kefili olduğunu, davalı bankanın bonoya dayalı olarak icra takibi başlattığını, müvekkillerinin kredi borcu olmaması nedeniyle davaya konu bono nedeniyle de borçlu olmadıklarını, bononun tanzim tarihinin kredi kullanım tarihi ile aynı olduğunu ileri sürerek, davaya konu 250.000,00 TL bedelli bono nedeniyle...
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ : 05/07/2018 DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 21/02/2023 İlk Derece Mahkemesinin dava dosyası istinaf yasa yolu incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla, istinaf incelemesi HMK'nın 356. vd. maddelerince duruşmalı olarak yapılan açık yargılama sonucunda dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. DAVACILARIN İDDİALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili, davalı bankanın müvekkilleri hakkında icra takibi başlattığını, ancak müvekkillerinin davalıya her hangi bir borcunun bulunmadığını, davacılardan ... 'ın davalı bankadan 2010 yılında kredi kullandığını, diğer davacının ise bu kredinin kefili olduğunu, davalı bankanın bonoya dayalı olarak icra takibi başlattığını, müvekkillerinin kredi borcu olmaması nedeniyle davaya konu bono nedeniyle de borçlu olmadıklarını, bononun tanzim tarihinin kredi kullanım tarihi ile aynı olduğunu ileri sürerek, davaya konu 250.000,00 TL bedelli bono nedeniyle davacıların borçlu olmadıklarının tespitine ve müvekkilleri yararına kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; müvekkili ile davacı ... arasında ticari kredi sözleşmeleri imzalandığını, diğer davacının bu kredinin kefili olduğunu, asıl borçlu ...'ın diğer davacı tarafından keşide edilen ve kendisinin lehtar olduğu bonoyu müvekkili bankaya ciro yolu ile devrettiğini, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine hesapların kat edildiğini ve bonoya dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, davacı Samet'in kefalet limitinin 300.000,00 TL ile sınırlı olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davacı ... ile davalı banka arasında 2010 yılında genel kredi sözleşmesi düzenlendiği, 2013 yılında ayrıca ticari kart sözleşmesi imzalandığı, diğer davacının her iki sözleşmenin kefili olduğu, davacı ... ile davalı arasında 2015 yılında yeni bir genel kredi sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşmeye bu kez dava dışı ... isimli kişinin kefil olduğu, davaya konu senedin teminat senedi olduğuna dair açık ibare yok ise de, senedin tanzim tarihi itibariyle ilk kredi sözleşmesinin tarihinin aynı olduğu, senedin teminatını teşkil ettiği diğer kredi borçlarının kapatıldığı, davalı bankanın kapatılan kredi ile ilgili bir alacak iddiasının bulunmadığı, davacı ... 'ın davalı bankaya ödenmemiş başkaca kredi borçları olması nedeniyle bankanın kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile dava ve icra takibine konu senetten dolayı davacıların toplam 111.731,92 TL'den borçlu olmadıklarının tespitine, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı davacıl...