Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 25/07/2022 tarihinde tesis edilen ara karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı gerçek kişi ile diğer davalı arasında organik ve fiili bağ bulunduğunu, davalı gerçek kişinin, diğer davalı tüzel kişinin tam hisseli tek ortağı ve sahibi bulunduğunu, ticari faaliyetlerinden kaynaklanan bir takım işlem ve borçlanmalarını tüzel kişiliğin perdesi arkasına saklanmak suretiyle gerçekleştirdiğini, şirketin malvarlığı ile davalı gerçek kişinin malvarlığının gerçekte aynı olması sebebiyle Yüksek Mahkeme içtihatları çerçevesinde dava konusu borçtan tüzel kişiliğin de sorumlu olduğu iddiasıyla alacak davası açmış, söz konusu davada da ihtiyati...
T.C. KONYA BAM ... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ... KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KONYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 25/07/2022 NUMARASI : ... Esas
İSTİNAF EDEN DAVACI : ... - (T.C Kimlik No: ...) VEKİLİ : Av. ...- ...
DAVALILAR : 1- ... Şti. 2- ... - (T.C Kimlik No: ...) VEKİLİ : Av. ...- ... DAVA : Alacak
İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :12/10/2022 YAZIM TARİHİ :13/10/2022 Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 25/07/2022 tarihinde tesis edilen ara karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı gerçek kişi ile diğer davalı arasında organik ve fiili bağ bulunduğunu, davalı gerçek kişinin, diğer davalı tüzel kişinin tam hisseli tek ortağı ve sahibi bulunduğunu, ticari faaliyetlerinden kaynaklanan bir takım işlem ve borçlanmalarını tüzel kişiliğin perdesi arkasına saklanmak suretiyle gerçekleştirdiğini, şirketin malvarlığı ile davalı gerçek kişinin malvarlığının gerçekte aynı olması sebebiyle Yüksek Mahkeme içtihatları çerçevesinde dava konusu borçtan tüzel kişiliğin de sorumlu olduğu iddiasıyla alacak davası açmış, söz konusu davada da ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ : İlk derece mahkemesince yapılan değerlendirme sonucunda; "..Yüksek Mahkeme içtihatları gereğince tüzel kişilik perdesinin aralanması istisnai bir kurum olup, tarafların salt organik bağ içinde olmalarının yeterli olmadığı, ticari merkez, faaliyet alanı ve yöneticilerin aynı kişiler olması kriterinin çok ötesinde tüzel kişilikler arasında iktisadi bütünlüğün ispatının şart olduğu, dosyanın mevcut delil durumu itibariyle ihtiyati haciz talep edenin bahsi geçen iddialarının doğruluğunu yaklaşık ispat düzeyinde ortaya koyamadığı, davalıların, dava konusu alacaktan borçlu şirketle perdenin aralanması ilkesi uyarınca sorumlu olup olmayacaklarının tespitinin ve alacağın varlık ve tutarının yargılamayı gerektirdiği, dava konusu bir miktar para alacağına ilişkin olarak alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyeti yönlerinden İ.İ.K 257 vd.maddeleri gereğince İhtiyati Haciz talebinin kabulü için yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata yeterli koşulların bulunmadığı(davalı şirket yönüyle) ve dahi mahkemece yargılama aşamasında değişen koşullara göre talep halinde her zaman geçici koruma kararı niteliğinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği de gözetildiğinde, davacının yasal şartları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPL...