Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesinin 2019/611 esas 2021/637 karar sayılı ilamıyla, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddiaların istinaf aşamasında dinlenilemeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurularının reddine karar verildiğini, bu durumun, aleyhine hüküm verilen tarafın banka nezdinde olan dava öncesinde verilmeyen ve elde olmayan nedenler ile elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması, bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması, lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması hallerine girdiğini, icra dosyasında bulunmayan, davaya cevaplarda sunulmayan,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1432 KARAR NO: 2022/1216 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/03/2022 NUMARASI: 2021/582 Esas - 2022/128 Karar DAVA: Yargılamanın Yenilenmesi İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/09/2022 Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesinin 2019/611 esas 2021/637 karar sayılı ilamıyla, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddiaların istinaf aşamasında dinlenilemeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurularının reddine karar verildiğini, bu durumun, aleyhine hüküm verilen tarafın banka nezdinde olan dava öncesinde verilmeyen ve elde olmayan nedenler ile elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması, bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması, lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması hallerine girdiğini, icra dosyasında bulunmayan, davaya cevaplarda sunulmayan, sonradan istinaf aşamasında haberdar oldukları sözleşme esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, sözleşmedeki imza ve azami miktar el yazısının müvekkilinin eli ürünü olmadığını, yargılama sırasında hiç incelenmeyen ve değerlendirilmeyen imzası ve kayıtları müvekkili el ürünü olmayan sahte bir evrak üzerinden müvekkilinin borçlu kabul edildiğini belirterek, yargılamanın yenilenmesi taleplerinin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; dava dışı ... firması ile temlik eden banka arasında imzalanmış olan kredi kartı üyelik sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığını, davacının da iş bu kredi kartı üyelik sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, müşteri tarafından kullanılan kredi süresinde ödenmeyince temlik eden banka tarafından 25 Haziran 2012 tarihli hesap kat ihtarnamesinin keşide edilerek borcun ödenmesinin talep edildiğini, süresinde borç ödenmeyince de temlik eden banka tarafından davacı ile diğer borçlu şirket hakkında İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, söz konusu dosyanın daha sonra yenilenerek ... esas numarasını aldığını, takip konusu alacağın Beyoğlu ... Noterliğinin 4 Haziran 2014 tarihli temliknamesi ile müvekkili şirkete devir ve temlik edildiğini, dosyaya ibraz olunan bilirkişi raporunda açık bir şekilde; "temlik eden banka ile asıl kredi borçlusu dava dışı ... arasında imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesini davacılardan ...'nın müteselsil kefil olarak imzaladığı dolayısıyla borçtan sorumlu olduğunun" belirtildiğini, açıklanan nedenler ve sunulan hesap ekstreleri ile müvekkili şirketin davalılardan alacağının sabit olduğunu belirterek, davanın reddine karar veril...