Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı şirket temsilcisi, müvekkilinin inşaatına asansör yapması için davalıya ön ödeme olarak çekler vermesine rağmen, davalının çekleri alıp hiç bir iş yapmadığını belirterek, müvekkilinin bu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve çeke ilişkin ödeme yasağı konulmasına karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı gerekçesiyle davanın 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi 1.fıkrası gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.Davacı şirket temsilcisi istinaf dilekçesinde, arabuluculuk şartının...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/833 KARAR NO : 2020/704 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/10/2019 NUMARASI : 2019/379 Esas, 2019/1010 Karar, DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 13/07/2020 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı şirket temsilcisi, müvekkilinin inşaatına asansör yapması için davalıya ön ödeme olarak çekler vermesine rağmen, davalının çekleri alıp hiç bir iş yapmadığını belirterek, müvekkilinin bu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve çeke ilişkin ödeme yasağı konulmasına karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı gerekçesiyle davanın 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi 1.fıkrası gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.Davacı şirket temsilcisi istinaf dilekçesinde, arabuluculuk şartının alacak veya tazminat davalarında geçerli olduğunu, menfi tespit davalarında arabulucuya başvurulmasının zorunlu olmadığını, şayet böyle bir şart varsa, bu durumda arabulucuya başvurulması için süre verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesinde "Bu Kanun'un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" hükmü düzenlenmiştir.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a maddesinin 1.fıkrasında "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır." aynı maddenin 2. fıkrasında ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. ... Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." denilerek zorunlu arabuluculuğa tabi davalarda bu şartın gerçekleşmemesi halinde davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır. TTK'nın 5/A maddesi metni göz önüne alındığında, zorunlu arabuluculuğun "ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri" yönünden dava şartı olarak öngörüldüğü düşünülebilir ise de, anılan maddede "talep sonucu" olan alacak ve tazminat istemlerine değil "dava konusuna" vurgu yapılarak, "konusu bir miktar paranı...