Taraflar arasındaki alacak davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, Bakırköy İlçesi, ... pafta, ... ada, ... parselde kain ... adlı site içerisinde bulunan, ... Blok, ... daire nolu 5 adet taşınmazın davacıya satışı hususunda tarafların anlaştıklarını, bu konuda davacı ile davalı arasında bahse konu daireler...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/3690 KARAR NO: 2022/2762 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/09/2022 NUMARASI: 2022/813 Esas, 2022/688 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 09/11/2022 Taraflar arasındaki alacak davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, Bakırköy İlçesi, ... pafta, ... ada, ... parselde kain ... adlı site içerisinde bulunan, ... Blok, ... daire nolu 5 adet taşınmazın davacıya satışı hususunda tarafların anlaştıklarını, bu konuda davacı ile davalı arasında bahse konu daireler için "ön ödemeli gayrimenkul satış sözleşmesi" akdedildiğini, sözleşmenin satıcının yükümlülükleri başlıklı 4.4 maddesinde gayrimenkulün teslim tarihinin 30/06/2017 olarak belinlendiğini, taşınmazların en geç belirtilen tarihte teslim edilmesi gerektiğini, yine aynı maddenin devamı niteliğinde olan Sözleşmenin 4.5. Maddesiyle "bu süre sonunda teslim edilmezse satıcı her geçen ay için alıcıya çevre kira oranına göre makul gecikme tazminatı ödeyecektir" düzenlemesinin bulunduğunu, müvekkilinin sözleşmenin tüm gerekliliklerini yerine getirdiğini, ancak dava konusu taşınmazların sırasıyla; ... Blok ... nolu taşınmazın 12/04/2018 tarihinde, ... Blok ... nolu taşınmazın 15/05/2018 tarihinde, ... Blok ... nolu taşınmazın 15/05/2018 tarihinde, ... Blok .. nolu taşınmazın 20/04/2018 tarihinde, ... Blok ... nolu taşınmazın 15/05/2018 tarihinde teslim edildiğini beyan ettiğini, izah olunan sebeplerle gecikme tazminatının net miktarını belirleyebilme olanakları olmadığından fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL rayiç kira bedelinin taşınmazların teslim edilmesi gereken tarih olan 30/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte öncelikle huzurdaki davanın esasa girilmeksizin belirsiz alacak veya kısmi dava açılması mümkün olmadığından usule ilişkin itirazları doğrultusunda davanın usulden reddine; mükerrer gelir elde etmeye yönelik açılmış iş bu kötü niyetli davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkil sözleşmeden kaynaklı tüm sorumluluklarını tam ve eksiksiz olarak yerine getirmiş bulunduğunu, defalarca dairelerin teslimi ...