İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin "..." markası altında Türkiyede yangın söndürme cihazları ve tüm ekipmanlarının pazarlanması konusunda tek yetkili şirket olduğunu, davalının ticaret unvanının müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davalı şirketin başka marka isimleri kullanabilecekken ... markasını kullanmasının ticaret ahlakı açısından hoş karşılanabilecek bir durum olmadığını, davalı şirketin müvekkilinin marka hakkını kullanmasından ötürü siparişlerin davalıya verilme ihtimalinin yüksek olduğunu, davalının ticaret unvanının, müvekkili şirketin markasından ve ticaret unvanından çok sonra tescil edildiğini, davalının...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2021/92 Esas KARAR NO: 2022/1951 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 15/09/2020 NUMARASI: 2018/532 2020/187 DAVANIN KONUSU: Markaya Tecavüz, Haksız rekabet KARAR TARİHİ: 24/11/2022 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin "..." markası altında Türkiyede yangın söndürme cihazları ve tüm ekipmanlarının pazarlanması konusunda tek yetkili şirket olduğunu, davalının ticaret unvanının müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davalı şirketin başka marka isimleri kullanabilecekken ... markasını kullanmasının ticaret ahlakı açısından hoş karşılanabilecek bir durum olmadığını, davalı şirketin müvekkilinin marka hakkını kullanmasından ötürü siparişlerin davalıya verilme ihtimalinin yüksek olduğunu, davalının ticaret unvanının, müvekkili şirketin markasından ve ticaret unvanından çok sonra tescil edildiğini, davalının markasal kullanımlarının müvekkilinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, davalı şirketin hukuka aykırı işlem ve eylemler sonucu TTKnın haksız rekabet hükümlerine de muhalefet ettiğini iddia ederek, davalı yan tarafından müvekkiline ait ... markasının haksız kullanılmasının ve pazarlanmasının önlenmesini, davalı eylemlerinin müvekkilinin marka tecavüzüne ve haksız rekabete sebebiyet verdiğinin tespitini ve önlenmesini, müvekkili markası ile iltibas yaratan kullanımların durdurulmasını, evrak vb. toplatılmasını ve web sitelerinin kapatılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacının tek yetkili satıcı olduğu iddiasını belge ile ispat etmesi gerektiğini, müvekkili şirketin iştigali ile davacı şirketin iştigalinin birbirinden farklı ürünlere ilişkin olduğunu, müvekkilinin davacının ürünlerini satmadığını, müvekkili unvanı ile davacı unvanının ilk kelimelerinin aynı olmasının, iştigal konuları ve satmakta oldukları ürünler dikkate alındığında iltibas yaratabilecek bir duruma sebebiyet vermediğini, müvekkili markasının tanınmış bir marka olduğunu, davacının internet sitesi satışlarında karışıklığa neden olabilecek durumlardan bahisle iltibas yaratıldığı iddiasının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "...Dava dosyası kapsamında davalının "..." ibaresini taşıyan ticari unvanı dışında, davalı yanın ... ibaresini markasal olarak kullandığına ilişkin davacı yan tarafından dava dosyasına herhangi bir belge ibraz edilmemiş, davalı yanın markasal kullanımlarının gösterir herhangi bir belge bulunmamaktadır. Her ne kadar bilirkişi raporunda " davacı yanın ... ibaresi üzerinde önceki tarihli hak sahibi olduğu, davalı adına tescilli ti...