DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 30/11/2022 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Taraflar arasında görülen dava, bir kısım mimari işler yapılmasını konu alan eser sözleşmesine dayalı bakiye bedelin tahsili için girişilen genel haciz yolu ile ilamsız takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece davanın bir yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.Mahkeme gerekçesinde, borca itiraz dilekçesinin davacı/alacaklıya tebliğ edilmediğini, ancak alacaklının itirazın iptalini...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1982 KARAR NO: 2022/349 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/06/2022 NUMARASI: 2021/847 Esas, 2022/434 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 30/11/2022 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Taraflar arasında görülen dava, bir kısım mimari işler yapılmasını konu alan eser sözleşmesine dayalı bakiye bedelin tahsili için girişilen genel haciz yolu ile ilamsız takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece davanın bir yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.Mahkeme gerekçesinde, borca itiraz dilekçesinin davacı/alacaklıya tebliğ edilmediğini, ancak alacaklının itirazın iptalini sağlamak üzere arabuluculuğa müracaat ettiğini, arabuluculuk son oturum tutanağının düzenlenmiş olmasıyla davacının borca itiraz edilmiş olduğunu öğrenmiş sayılması gerektiğini ve 06/08/2020 tutanak tarihinden itibaren davanın bir yıllık hak düşürücü süreden sonra 30/12/2021 tarihinde açıldığını belirtmiştir.Davadaki uyuşmazlık, davacı alacaklının arabuluculuğa başvurmuş olmasının borca itirazı öğrenmiş olarak kabul edilip edilmeyeceği noktasındadır. İİK'da itirazın iptali davasının ödeme emrine itirazın alacaklıya veya vekiline tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü sürede açılması gerektiği düzenlenmiş ve yerleşik uygulamada alacaklı sair suretlerle itirazdan haberdar olsa dahi sürenin başlamayacağı kabul edilmiş ise de somut olayda olduğu gibi davacı alacaklı yasa gereği dava açmadan önce itirazın iptalini sağlamak üzere arabuluculuğa başvurmuş olması halinde ödeme emrine itirazın tüm hukuki anlam ve sonuçlarına vakıf olduğunu ve hükümden düşürülmesi gerektiğini arabulucuya verdiği dilekçesiyle bildirdiğinde, tebliğ ile aranan öğrenme ve belgelendirme unsurlarının aynı anda tümüyle gerçekleşmiş olduğundan hak düşürücü sürenin arabuluculuk son oturum tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren hesaplanmış olmasında bir yanlışlık yoktur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 8....