DAVANIN KONUSU: Şirketin feshi- ortaklıktan çıkma, çıkma bedelinin tahsili. Taraflar arasındaki anonim şirket hisse bedelinin tespiti ile ayrılma akçesinin tahsili davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, babası ...'ın vefatı ile intikal eden hisse senetleri nedeniyle davalı şirketin ortağı olduğunu, müvekkilinin tüm çabalarına rağmen ortak gibi işlem görmediğini, müvekkiline ait hisse senetleri üzerinde davalı şirket vekilince oynama yapılarak pay değerlerinin düşürülmeye çalışıldığını ve müvekkilinin şirket nezdindeki hisselerine karşılık gelen payını hiçbir zaman...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1596 KARAR NO: 2022/1370 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/04/2022 NUMARASI: 2021/861 E. - 2022/433 K. DAVANIN KONUSU: Şirketin feshi- ortaklıktan çıkma, çıkma bedelinin tahsili. Taraflar arasındaki anonim şirket hisse bedelinin tespiti ile ayrılma akçesinin tahsili davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, babası ...'ın vefatı ile intikal eden hisse senetleri nedeniyle davalı şirketin ortağı olduğunu, müvekkilinin tüm çabalarına rağmen ortak gibi işlem görmediğini, müvekkiline ait hisse senetleri üzerinde davalı şirket vekilince oynama yapılarak pay değerlerinin düşürülmeye çalışıldığını ve müvekkilinin şirket nezdindeki hisselerine karşılık gelen payını hiçbir zaman öğrenemediğini, hissedarlıktan doğan haklarını kullanamadığını, müvekkilinin keşide ettiği ihtarla hisse bedellerinin gerçek değerinin belirlenerek, ödenmesi suretiyle ortaklıktan çıkmak istediğini, ancak bu talebinin yerine getirilmediğini, ihtarnameye adli bilimlerce tanzim edilen tahrifatı gösterir uzman görüşünün de eklediğini, davalı şirketçe hiçbir talebin değerlendirilmediğini ileri sürerek, müvekkilinin hisse bedellerinin gerçek değerlerinin tespit edilerek, gerçek değer üzerinden ayrılma akçesi ödenmesini ve ortaklıktan çıkmasına karar verilmesini, aksi halde şirketin tasfiye edilerek müvekkiline hisse değeri üzerinden şirket aktifinden ödeme yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkil şirketin 08.12.1966 tarihinde kurulduğunu, şirketin 6.318.000,00 TL sermayeli ve 4500 ortaklı olduğunu, davacının, müvekkili şirkette 6.318.000 TL sermaye payı içinde en son verilen yedinci tertip bedelsiz hisse senedi ile birlikte 106,47 TL hisseye, payların %0.000016 (%bir milyonda 16) sahip olduğunu, davacının bu davayı açmak için gereken oranda hisseye sahip olmadığını, sermayenin %10undan azına sahip olan bir davacının TTK'nın 531. maddesine dayanarak dava açmasının mümkün olmadığını savunarak, dava şartı eksikliği nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, celp edilen ticaret sicil kayıtları ile tüm dosya kapsamına binaen; davacı, her ne kadar pay sahibi olduğu şirketten hisse bedellerinin gerçek değerlerinin tespit edilerek gerçek değer üzerinden ayrılma akçesi ödenmesi, ortaklıktan çıkmasına ve TTK 531. maddesindeki özel dava şartını gerçekleştirdiklerini savunmuş ise de; TTK 531. Maddesinde haklı sebe...