6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili davalı kooperatifin üyesi iken, ortaklığına isabet eden bağımsız bölümün kendisine teslim edilmemesi üzerine davalı aleyhine 07.02.2008 tarihinde tapu iptal ve tescil davası açtığını, davanın halen Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/475 E. Sayılı dosyasında devam ettiğini, davalı tarafından yukarıda belirtilen dava dosyasında sunulan beyanlarda müvekkilinin üyelikten ihraç edildiğinin iddia edildiğini, usule uygun bir ihraç kararı ile yönteme uygun bir tebliğ bulunmadığını, usulsuz ve yasal dayanaktan yoksun ihraç işlemi varsa iptaline karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA Davalı vekili 09/12/2014 havaleli yanıt dilekçesinde; davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, davacı, ihracını değişik zamanlarda öğrendiğini,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/2602 Esas KARAR NO : 2018/1910 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/02/2017 NUMARASI : 2014/227 2017/204 DAVA : KOOPERATİF ÜYELİĞİNDEN İHRAÇ KARARININ İPTAL KARAR TARİHİ: 15/11/2018 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili davalı kooperatifin üyesi iken, ortaklığına isabet eden bağımsız bölümün kendisine teslim edilmemesi üzerine davalı aleyhine 07.02.2008 tarihinde tapu iptal ve tescil davası açtığını, davanın halen Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/475 E. Sayılı dosyasında devam ettiğini, davalı tarafından yukarıda belirtilen dava dosyasında sunulan beyanlarda müvekkilinin üyelikten ihraç edildiğinin iddia edildiğini, usule uygun bir ihraç kararı ile yönteme uygun bir tebliğ bulunmadığını, usulsuz ve yasal dayanaktan yoksun ihraç işlemi varsa iptaline karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA Davalı vekili 09/12/2014 havaleli yanıt dilekçesinde; davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, davacı, ihracını değişik zamanlarda öğrendiğini, ihtarnamelerin hukuka uygun tebliğ edildiğini, birinci ihtarın 10/10/2004 tarihinde iadeli taahhütlü , ikinci ihtarın 05/11/2004 de ve ihraç kararının da 20/12/2004 de tebliğ edildiğini, davanın 3 ayrı hak düşürücü sürede açılmadığından davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/227 Esas, 2017/204 K. sayılı kararında, davanın hak düşürücü sürede açılmadığı sabit olmakla dava şartı yokluğundan davanın reddine şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf taleplerinde özetle; 1-Davalı kooperatifin mahkemeye ibraz ettiği 10/04/2004 ve 05/11/2004 tarihli ihbarnamelerde aidat kalanı olarak gösterilen 1.040.00 TL"lik miktarın hangi aylara ait bakiyeler olduğunun belirtilmediği, faiz hesaplarının doğru olmadığı bu nedenle ihtarnamelerin geçersiz olduğu, davalı kooperatifin bu geçersiz ihtarnamelere dayanarak ihraç kararı aldığı, müvekkilinin davanın ileri sürdüğü ihraç kararına ilişkin hiçbir tebligat almadığı, 2008 yılında açtıkları tapu tescil davasında ihraç kararının varlığından haberdar olduklarını, ihraç kararının noter kanalı ile değil iadeli taahhütlü mektupla gönderildiği, ne ihtarname, ne ihraç kararı bildirimlerinde müvekkiline ilişkin hiçbir adresin yer almadığı, gönderilerin kime yapıldığının belli olmadığı, mektupları alan kişinin müvekkili ile alakasız oldukları ortaya çıkınca, postayı alan kişinin müvekkilinin eşi olduğu iddiasının ortaya atıldığı, fakat o tarihlerde müvekkilinin bekar olduğu, sonuçta kooperatif yönetim kurulunca alınan ihraç kararının, kooperatifler kanunun 16. ve ana sözleşmenin 14/2, maddesine aykırı olduğu, kaldı ki ihraç kararının noter aracılığı ile tebliğinin zorunlu olduğu, son alarak davanın dosyaya ...