Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yalnızca yönetim kurulu üyesi olduğunu, icrai bir yetkisinin bulunmadığını, 2011 yılında sadece 5 veya 6 kez Yönetim Kurulu toplantısına katıldığını, dava konusu alacağın kesinlikle amme alacağı niteliğinde olmadığı, davacının yalnızca yönetim kurulu üyesi olduğundan dolayı ödenmeyen ve yasa gereği SGKya aktarılamayan prim borçlarından sorumlu tutulamayacağını, Hâzinenin borcun tahsili için bankalara koyduğu blokajın kaldırıldığını, aynı borç ile ilgili olarak davalı kurum ile ... sigorta arasında devam eden bir dava bulunduğu, bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, ödeme emrinin iptal edilmesi ile icranın geri bırakılmasını talep etmiştir. Davalı vekili cevap...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2020/1600 KARAR NO: 2022/1867 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 25/12/2019 NUMARASI: 2019/862 Esas - 2019/219 Karar DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) KARAR TARİH: 14/10/2022 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yalnızca yönetim kurulu üyesi olduğunu, icrai bir yetkisinin bulunmadığını, 2011 yılında sadece 5 veya 6 kez Yönetim Kurulu toplantısına katıldığını, dava konusu alacağın kesinlikle amme alacağı niteliğinde olmadığı, davacının yalnızca yönetim kurulu üyesi olduğundan dolayı ödenmeyen ve yasa gereği SGKya aktarılamayan prim borçlarından sorumlu tutulamayacağını, Hâzinenin borcun tahsili için bankalara koyduğu blokajın kaldırıldığını, aynı borç ile ilgili olarak davalı kurum ile ... sigorta arasında devam eden bir dava bulunduğu, bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, ödeme emrinin iptal edilmesi ile icranın geri bırakılmasını talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Takibe konu alacaklarının amme alacağı niteliğinde olup, imtiyazlı alacak olduğunun açık olduğunu, davacının ... Sigorta A.Şnin yönetim kurulu üyesi olup 5510 sayılı Yasanın 88.mad.20.fk.da yer alan hüküm gereği işveren şirketle birlikte Kuruma karşı sorumlu olduğunu, Kurumlar tarafından ... Sigorta A.Şnin borcunun tahsili için yasal yollara süresinde başvurularak bu tarihe gelindiğini, davacı vekilinin iddia ettiği gibi bir gecikme olmadığını belirterek davanın reddine, yürütmenin durdurulması ve icranın geri bırakılması taleplerinin de reddine, takip konusu alacaklarının % 10 fazlasıyla davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının davasının kabulü ile, davalı tarafından davacıya gönderilen 24.02.2017 tarih, 1052601 sayılı ödeme emrine konu işlem dolayısıyla davacının davalıya 77.644.235,12 TL borçlu olmadığının tespitine, Davalı tarafın kötü niyeti sabit olmadığından kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı ...'ın ... Sigorta A.Ş. yönetim kurulu üyesi olduğunu, müvekkili olduğu kuruma karşı 5510 sayılı Yasanın 88.maddesi gereğince şirketin borçlarından işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, aleyhe takdir edilen vekalet ücretinin nispi değil maktu vekalet ücreti olması gerektiğini, bilirkişi raporuna göre dava dışı ... Sigorta A.Ş.'nin yönetim kurulu üyesi olarak görevlendirildiğini, temsil ve ilzam yetkisinin verildiğini, davalı kurumun tahsil yetkisinin bulunduğunu ve talep edilen alacaklarından sorumlu olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, menfi tespit...