İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı 05/10/2017 tarihli dilekçesi ile; ...'nun münferit temsil yetkisinin sınırlandırılması ve kendisine sınırlı da olsa temsil yetkisi verilmesi ve icra takiplerinin bekletici mesele yapılması için tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile, davacının genel kurul kararlarının iptali istemli davada istediği tedbir talebinin reddi kararının yerinde olduğunu, mahkemenin de isabetle belirttiği gibi davanın niteliği gereği konunun yargılamayı gerektirdiği ve ayrıca aynı konuda İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/873 Esas sayılı dosyasından açılan, devam eden derdest dava olduğunu savunarak ihtiyati tedbir ve istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/896 Esas KARAR NO : 2018/664 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2017/595 Esas TARİH : 14/03/2018 KARAR TARİHİ: 04/07/2018 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı 05/10/2017 tarihli dilekçesi ile; ...'nun münferit temsil yetkisinin sınırlandırılması ve kendisine sınırlı da olsa temsil yetkisi verilmesi ve icra takiplerinin bekletici mesele yapılması için tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile, davacının genel kurul kararlarının iptali istemli davada istediği tedbir talebinin reddi kararının yerinde olduğunu, mahkemenin de isabetle belirttiği gibi davanın niteliği gereği konunun yargılamayı gerektirdiği ve ayrıca aynı konuda İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/873 Esas sayılı dosyasından açılan, devam eden derdest dava olduğunu savunarak ihtiyati tedbir ve istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 14/03/2018 tarih 2017/595 Esas sayılı ara kararında; "Geçici hukuki korumaların bir türü olan ihtiyati tedbirin şartları 6100 sayılı HMK'nun 389 uncu maddesinde düzenlenmiş olup, anılan düzenleme "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü haizdir.Anılan hükümde de açıkça belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında uygulanacak geçici bir hukuki korumadır. Başka bir ifade ile ihtiyati tedbir verilebilmesinin en önemli şartı bir ihtiyati tedbir sebebinin mevcut olmasıdır. Kanunda bu husus genel olarak düzenlenmiş, hâkime oldukça geniş bir takdir alanı bırakılmıştır.(m. 389/1). Kanun, burada "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından" söz etmektedir. Bu hüküm dikkate alındığında, mevcut durumun değişmesi hâlinde,hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması,hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hâle gelmesi,gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilecektir.Hâkim kararında somut sebep gösteremiyor, bunu en azından açıklayacak veya asga...