İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında müvekkilinin tüm yükümlülüklerini süresinde ve eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, ancak davalıların haksız ve kötüniyetli bir şekilde tapu devri yapmaktan kaçındığını, bu nedenle dava konusu taşınmazın müvekkili adına tapuya kayıt ve tescilinin yapılmasını talep ettiklerini, arsa malikleri ile yapılan sözleşmeye göre ve 3. kişilerle sözleşme yapma yetkisine yüklenicilerin sattığı konutun teslim edilmemesinden dolayı arsa malikleri müşterilere karşı müteselsilen sorumlu olduğunu, davalıların dava konusu olan taşınmazı 3. Kişilere devretme olasılığının bulunduğunu, müvekkilinin yıllarca çalıştığını ve oturacağı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/926 Esas KARAR NO : 2020/762 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEME : BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİH: 09/01/2020 ( Ara Karar ) DOSYA NUMARASI: 2019/800 Esas TALEP: İhtiyati Tedbire İtiraz KARAR TARİHİ: 09/07/2020 İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında müvekkilinin tüm yükümlülüklerini süresinde ve eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, ancak davalıların haksız ve kötüniyetli bir şekilde tapu devri yapmaktan kaçındığını, bu nedenle dava konusu taşınmazın müvekkili adına tapuya kayıt ve tescilinin yapılmasını talep ettiklerini, arsa malikleri ile yapılan sözleşmeye göre ve 3. kişilerle sözleşme yapma yetkisine yüklenicilerin sattığı konutun teslim edilmemesinden dolayı arsa malikleri müşterilere karşı müteselsilen sorumlu olduğunu, davalıların dava konusu olan taşınmazı 3. Kişilere devretme olasılığının bulunduğunu, müvekkilinin yıllarca çalıştığını ve oturacağı villayı satın aldığını, içerisinde dekorasyon yaptığını, ailesi ile oturmakta olduğu evinin, davalıların bu bağımsız bölümü 3. Kişilere devretmesi durumunda müvekkilinin telafisi imkansız maddi ve manevi zararının doğacağını, bu nedenle dava konusu olan taşınmasın 3. Kişilere satış ve devrinin önlenmesi için HMK 389 ve devamı maddeleri uyarınca teminatsız ihtiyati tedbir konulması ya da davalıdır şerhi işlenmesine karar verilmesini talep ettiği, bu talep üzerine ilk derece mahkemesinin 20/12/2019 tarihli kararı ile; "11 nolu ara kararın yerine getirilmesine müteakip dava konusu taşınmaz davalı üzerine kayıtlı ise davalıdır ilgili taşınmaza şerhi konulmasına, '' karar verdiği anlaşılmıştır. İhtiyati tedbire itiraz eden vekili dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili ... A.Ş. arasında mülkiyetin devri talebine vücut verecek hiçbir hukukî işlem bulunmadığını, HMK. m. 389 vd. hükümlerinde öngörülen, ihtiyatî tedbirin koşulları da somut olayda mevcut olmayıp, davacı taraf HMK. m. 390/3e göre davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat edemediğini, müvekkil ...ın satış vaadinden doğan satış bedeli alacağının doğumu ve muacceliyeti, ...ın devralacağı taşınmazları üçüncü şahıslara satıp satmamasından tamamen bağımsız olarak sözleşmede kesin vadelere bağlandığını, davacı tarafça müvekkil şirkete tek bir kuruşluk ödeme dahi yapılmadığını ve hiçbir sözleşme vs. imzalanmadığını, Müvekkili ... ile davalılardan ... arasında hiçbir suretle adi ortaklık, ortaklık ya da temsil ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin bu davadaki tescil ve tazminat taleplerine davalı sıfatıyla muhatap olmasının mümkün olmaması nedeniyle koşulları oluşmayan ve HMK. m. 389 ve 390/3 hükümlerine aykırı bulunan ihtiyatî tedbir kararına itirazlarının kabu...