DAVA: Pay devrinin geçersizliğinin tespiti ile davacı adına tescili, pay bedelinin ve zararın tahsili istemli KARAR TARİHİ : 18/02/2021 İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı şirketin kurucu ortaklarından biri olduğunu, şirket sermayesinin kaynağının müvekkilinin taşımacılık konusunda yapmış olduğu bağlantılar ile elde edilen gelirden karşılandığını, şirketin İGL logosunun dahi müvvekkili adına on yıl süre ile tescil edildiğini, müvekkili ile davalılardan ...'ın 02.07.2006 tarihide evlenip 30.10.2008 tarihinde boşandıklarını, müvekkilinin evlilik birliği ve aile ilişkisi içinde piyasa koşulları içinde olası haksız rekabet koşullarının oluşmaması için devir niyeti olmadan ve bedelsiz...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/731 KARAR NO : 2021/197 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARI VEREN MAHKEME: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/12/2018 DOSYA NUMARASI : 2017/692 Esas - 2018/1260 Karar DAVA: Pay devrinin geçersizliğinin tespiti ile davacı adına tescili, pay bedelinin ve zararın tahsili istemli KARAR TARİHİ : 18/02/2021 İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı şirketin kurucu ortaklarından biri olduğunu, şirket sermayesinin kaynağının müvekkilinin taşımacılık konusunda yapmış olduğu bağlantılar ile elde edilen gelirden karşılandığını, şirketin İGL logosunun dahi müvvekkili adına on yıl süre ile tescil edildiğini, müvekkili ile davalılardan ...'ın 02.07.2006 tarihide evlenip 30.10.2008 tarihinde boşandıklarını, müvekkilinin evlilik birliği ve aile ilişkisi içinde piyasa koşulları içinde olası haksız rekabet koşullarının oluşmaması için devir niyeti olmadan ve bedelsiz olarak kendisindeki 97.500 nominal değerli hisseyi o dönemde eşi Davalı ...'a devrettiğini, gerek devir tarihinde, gerekse öncesinde şirketin karlı durumda olduğunu, bu açıdan hisse devrini gerektirecek mali herhangi bir gereklilik bulunmadığını, 09.07.2007 tarihli 2006 yılı olağan Genel Kurul toplantısında müvekkilinin devredilen hisseyi davalı ... adına tescil ettirdiğini, bu işlem ile müvekkilinin davalı şirket nezdindeki payının 105.000'den 7.500 paya düşerken davalı ...'ın payının 22.500 paydan 120.000 paya çıktığını, boşanma aşamasında müvekkilinin devrettiği payın iadesini talep ettiğini, davalının talebi reddettiği gibi müvekkilinin 7.500 payının da diğer davalı ...'a hem de müvekkili aile fertlerinin elinde bulunan hisseleri bedelsiz olarak dava dışı diğer kişilere temlikini talep ettiğini, bu konuda müvekkiline tehdit maillerini ilettiğini, korku ve tehdit altında bulunan müvekkilinin evi terk ettiğini, tehditler devam ettiğini bunun sonucu olarak boşanma protokolünde müvekkilinin ve müvekkilinin ailesi elinde bulunan tüm hisseleri bedelsiz olarak temlik edileceği kaydını kabul etmek zorunda kaldığını, bu nitelikteki yapılan protokolün ve devir işleminin TTK'nın 520. maddesine aykırı olduğunu bu nedenle TBK 27.maddesi uyarınca devrin hükümsüz olduğunu, 22.12.2005 - 24.10.2008 yılları arasında müvekkiline ait hisseleri yed'i emin olarak bulunduran davalı ...'ın bu tarihten sonra günümüze kadar müvekkiline ait hisseleri haksız elinde bulunduran zilyedi durumunda olduğunu, şirket nezdinde 24.10.2008 tarihinden sonra temsilin gerçekleşmemiş olması sebebiyle bu tarihten sonraki genel kurullarda alınan kararların yoklukla malul olduğunu, davalıların şirket mal varlığını yeni kurulan ya da mevcut başka şirkete nakledilebileceği gözetieler...