Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece verilen karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, vekalet ilişkisinden kaynaklanan alacak iddiasıyla girişilen icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, "Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine" dair verilen karara karşı davacı tarafından, davalı ile arasındaki menfi tespite ilişkin konunun bono olduğu, davalının aralarında hiç bir borç ilişkisi olmamasına rağmen zorla senet alıp, takip yaparak kendisini borç altına soktuğu, davalı hakkında bu hususta Ankara 11.Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davanın derdest olduğu, mahkemenin görevsizlik kararının yerinde olmadığı, takip...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 4. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2053 KARAR NO : 2022/2269
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/11/2021 NUMARASI : 2021/390 E. 2021/727 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 20/10/2022 KARARIN YAZIM TARİH : 22/10/2022
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece verilen karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, vekalet ilişkisinden kaynaklanan alacak iddiasıyla girişilen icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, "Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine" dair verilen karara karşı davacı tarafından, davalı ile arasındaki menfi tespite ilişkin konunun bono olduğu, davalının aralarında hiç bir borç ilişkisi olmamasına rağmen zorla senet alıp, takip yaparak kendisini borç altına soktuğu, davalı hakkında bu hususta Ankara 11.Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davanın derdest olduğu, mahkemenin görevsizlik kararının yerinde olmadığı, takip dayanağının bono olması ve davanın ticari dava olması nedeniyle davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Gerek istinaf sebebi yapılan ve gerekse HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni nedeniyle resen dikkate alınması gereken hususların incelenmesinde; 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun 6. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi gereğince, genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Asliye ticaret mahkemeleri ise özel mahkeme niteliğindedir. 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK.'nın 4. ve 5'inci maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup TTK.'nın 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir. Aynı Kanun'un 5'inci maddesinde ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği ve Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında; davacı, takibe konu senedin davalı tarafça aralarındaki vekalet ilişkisi kapsamında zorla imzalatıldığını ileri sürerek menfi tespit isteminde bulunmuş olup, davada temel borç ilişkisine dayanıldığı anlaşılmaktadır. O halde davan...