6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA:Davacı vekili 15.02.2018 tarihli dava dilekçesinde, müvekkilinin sahibi olduğu Nişantaşı /Şişli / İstanbul adresindeki taşınmazını 01.10.2010 tarihli kira sözleşmesi ile davalı şirkete kiraladığını, davalının, 2012 yılı Şubat, Mart ve Nisan ayları kiralarını ödemediğinden İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının taşınmazı 30 Nisan 2012 yılında boşalttığını, daha sonra İcra takibine itiraz ettiğini, İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/604 Esas sayılı dosyasında açtıkları itirazın iptali davasının takibin devamı şeklinde sonuçlandığını, kararın 07.05.2015 tarihinde kesinleştiğini, buna rağmen yaklaşık üç yıldır söz konusu borcun ödenmediği gibi herhangi bir malvarlığının tespit edilemediğinden İcra yolu ile de tahsil...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/2193 Esas KARAR NO : 2021/60 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİH: 08/10/2020 NUMARASI : 2018/1148 Esas, 2020/535 Karar DAVA: İFLAS (İflasın Açılması) KARAR TARİHİ: 21/01/2021 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA:Davacı vekili 15.02.2018 tarihli dava dilekçesinde, müvekkilinin sahibi olduğu Nişantaşı /Şişli / İstanbul adresindeki taşınmazını 01.10.2010 tarihli kira sözleşmesi ile davalı şirkete kiraladığını, davalının, 2012 yılı Şubat, Mart ve Nisan ayları kiralarını ödemediğinden İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının taşınmazı 30 Nisan 2012 yılında boşalttığını, daha sonra İcra takibine itiraz ettiğini, İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/604 Esas sayılı dosyasında açtıkları itirazın iptali davasının takibin devamı şeklinde sonuçlandığını, kararın 07.05.2015 tarihinde kesinleştiğini, buna rağmen yaklaşık üç yıldır söz konusu borcun ödenmediği gibi herhangi bir malvarlığının tespit edilemediğinden İcra yolu ile de tahsil edilemediğini, 19 Kasım 2014 tarihli ticaret sicil gazetesi ve İTO bilgilerinden görüleceği üzere davalı şirketin 13.11.2014 tarihinde tasfiyesi için karar alındığını, tasfiye memuru şirket ortağına bildirilmesine rağmen borcun ödenmesi ve şirketin tasfiyesi için herhangi bir adım atılmadığını, şirket merkezi olarak görülen yerde davalıya ait bir yer bulunamadığını, şube olarak belirtilen yerin ise müvekkiline ait olduğunu, şirketin adresininde bulunamadığını, davalının hem kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit borcunu üç yıldır ödemediğini, hem üç yıldır tasfiye işlemlerini sonuçlandırmadığını, borcundan kurtulmaya çalıştığını, hem malvarlığının bulunmadığını hem de adresinin belli olmadığını, tüm bu nedenlerle İİK 177 ve ilgili maddeleri gereğince davalı şirketin iflasına karar verilmesini istemek gerektiğini iddia ederek, davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili, davacının alacağını tahsil edemediğini ileri sürdüğünü, davacının davalı şirket adresi olarak belirttiği, Nişantaşı / İstanbul adresine tebligatın yapıldığını, davacının iddia ettiği üzere adresin şirkete ait olmaması halinde tebligatın iade edileceğini, dava dilekçesinde ki beyanların gerçek dışı ve zorlama olduğunu, sırf haklı zemin yaratma çabası olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, öncelikle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, iddiaların aksine müvekkilinin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntı dile getirilip ilk günden itibaren içinde bulunduğu ekonomik sıkıntının dile getirilerek borcun ancak taksitler halinde ödenebileceği ve bu konuda protokol yapılmasını talep etmiş olmasına rağmen davacının müvekkilinin taleplerini kabul etmediğini, müvekkilinin davacının zarar görmemesi için mecura kiracı bulduğunu, davanın İİK 177...