Davanın kabulüne verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Müvekkil şirket ile davalı şirketin ticari ilişki kurulması için yapılan görüşmeler sırasında sözleşme konusu malın (yalıtım sıvası) nitelikleri ve yeterliliği hakkında karşılıklı görüşmeler yaptıklarını, davalı şirketin sunduğu sunum dosyasının incelendiğini, müvekkil şirketin malın sertifikalarına güvenerek davalı ile distribütörlük sözleşmesi imzaladığını, fakat sözleşmenin birçok maddesinin davalıyı tam bir koruma altına aldığını, müvekkili şirketin ise hiçbir hakkının koruma altına alınmadığını, sözleşmenin iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olması gerekirken"kelepçeleme sözleşmesi" niteliğinde olduğunu, müvekkilinin sözleşmenin imzalanması ile ilk edimini yerine getirdiğini ve davalıya 250.000- TL'yi gönderdiğini,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/238 KARAR NO: 2022/1200 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/09/2019 NUMARASI: 2016/649 Esas - 2019/808 Karar DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/09/2022 Davanın kabulüne verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Müvekkil şirket ile davalı şirketin ticari ilişki kurulması için yapılan görüşmeler sırasında sözleşme konusu malın (yalıtım sıvası) nitelikleri ve yeterliliği hakkında karşılıklı görüşmeler yaptıklarını, davalı şirketin sunduğu sunum dosyasının incelendiğini, müvekkil şirketin malın sertifikalarına güvenerek davalı ile distribütörlük sözleşmesi imzaladığını, fakat sözleşmenin birçok maddesinin davalıyı tam bir koruma altına aldığını, müvekkili şirketin ise hiçbir hakkının koruma altına alınmadığını, sözleşmenin iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olması gerekirken"kelepçeleme sözleşmesi" niteliğinde olduğunu, müvekkilinin sözleşmenin imzalanması ile ilk edimini yerine getirdiğini ve davalıya 250.000- TL'yi gönderdiğini, ancak daha sonra müvekkilinin bayilik verdiği bir müşterisinin uyarısı ile bir kuruma verdiği teklif neticesinde malın sertifikalarının sahte olduğunu anladığını, bunun üzerine davalı şirkete durumu bildirip verdiği paranın iadesini istediğini fakat davalı şirketin ödeme yapmayacağını bildirdiğini,sözleşmenin haklı feshi gerektiğini bu nedenlerle sözleşme kapsamında davalıya ödediği 250.000-TL'nin ihtar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili,davacının ileri sürdüğü iddiaların hukuki dayanağının olmadığını, uzun görüşmeler sonucunda davalı ile "..."nın belirlenen coğrafi bölgelerde davacı tarafından satımı, dağıtımı, pazarlanması vs. ile ilgi distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, davacıya tek satıcılık yetkisi tanındığını, davacının sertifikaların sahteliği ile ilgili iddialarını kabul etmediklerini, davacının ekonomik özgürlüğünü kısıtlayan hiçbir madde bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, TBK md.32 ye göre saikte yanılmanın, esaslı yanılma sayılmayacağı, yanılanın, yanıldığı saiki sözleşmenin temeli sayması ve bunun da iş ilişkilerinde geçerli dürüstlük kurallarına uygun olması halinde yanılmanın esaslı sayılacağı ancak bu durumun karşı tarafça da bilinebilir olması gerektiğini,madde hükmü uyarınca bir sözleşmenin saikte yanılma nedeniyle geçersiz olabilmesi için gerçekleşmesi gereken şartların şu şekilde olduğunu; bir tarafın sözleşme yapma arzusunun oluşmasına etki yapan bir hususta (saikte/sebepte) yanılmış olması, yanılma konusu yanılan bakımından sözleşmeyi onsuz yapmayacağı bir unsur (sözleşmenin temeli) niteliğinde olması gerektiği, yanılanın bu hususta ya...