Davacı vekili; müvekkiline ait ... model ... marka aracın cadde üzerinde park halinde iken ..... Belediyesi ... nolu Halk otobüsü tarafından sol ön tampon ve çamurluk kısımlarına çarpılması sonucu hasarlanmakla araçta değer kaybı oluştuğu ve araç mahrumiyet zararı bulunduğundan bahisle arttırılmış hali ile 7.000 TL araç değer kaybı ile 2.400 TL araç mahrumiyet zararının davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili; davacının aracına çarpan araç ve sürücünün belirsiz olduğunu, davalının araç maliki olmadığını, kusuru kabul etmediklerini, sigortanın ödemesi varsa dikkate alınması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 7.000 TL araç değer kaybı tazminatına karar verilmiş, araç mahrumiyet zararı bulunmadığından bu istemin reddine hükmedilmiştir. Müddetinde verdikleri istinaf layihalarında, Davacı vekili; araçların kullanım şekli itibari...
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : DENİZLİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/06/2020 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 26/12/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/12/2022
Davacı vekili; müvekkiline ait ... model ... marka aracın cadde üzerinde park halinde iken ..... Belediyesi ... nolu Halk otobüsü tarafından sol ön tampon ve çamurluk kısımlarına çarpılması sonucu hasarlanmakla araçta değer kaybı oluştuğu ve araç mahrumiyet zararı bulunduğundan bahisle arttırılmış hali ile 7.000 TL araç değer kaybı ile 2.400 TL araç mahrumiyet zararının davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili; davacının aracına çarpan araç ve sürücünün belirsiz olduğunu, davalının araç maliki olmadığını, kusuru kabul etmediklerini, sigortanın ödemesi varsa dikkate alınması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 7.000 TL araç değer kaybı tazminatına karar verilmiş, araç mahrumiyet zararı bulunmadığından bu istemin reddine hükmedilmiştir. Müddetinde verdikleri istinaf layihalarında, Davacı vekili; araçların kullanım şekli itibari ile ticari araç olması nedeniyle avans faizi işletilmesi gerekirken yasal faize hükmedildiğini, Davalı vekili; davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, kusuru kabul etmediklerini, hükmolunan değer kaybının oluşan zarara göre çok yüksek belirlendiğini, faizin başlangıcının hatalı belirlendiğini, İleri sürerek kararın kaldırılmasını ve talepleri gibi karar verilmesini istemiştir. Dava, araç değer kaybı ve mahrumiyet istemine ilişkindir. Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nın 353 ve 355'inci maddeleri uyarınca istinaf sebepleriyle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür. Buna göre; 1-Davacı vekilinin istinaf itirazları yönünden; bilindiği üzere kazaya ve zarara neden olan araç ticari nitelikte ise ve talep de bu yönde ise avans faizine hükmedilmesi gerekir. Bu açıklama ışığında dosyaya bakıldığında, kazaya sebep olan aracın ticari niteliğe haiz olduğu ve davacı vekilince de talep edilen tazminatlara olay tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi talep edilmekle mahkemece hükmedilen tazminatlar için dava tarihinden kanuni faiz işletilmesi davacının aleyhine olmuştur. Davacı vekilinin bu yöne ilişen itirazının kabulü gerekir. 2-Davalı vekilinin istinaf itirazı yönünden; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu takdirine, kazanın 21/02/2018 tarihinde meydana gelmesine, davanın ise 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde (dava tarihi 22/03/2019) açılmış olmasına, hasar bedelinin dosyadaki delillere ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun şekilde belirlenmesine, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararda temerrütün olay tarihinde gerç...