Mahkemesi: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi: 30/03/2022 Numarası: 2016/1249 (E) - 2022/233 (K) Davanın Konusu: Maddi Tazminat Karar Tarihi: 20/12/2022 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, 35.065,82 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili dilekçesinde özetle; hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunda sigortalı araç sürücüsüne %80 oranında kusur yüklendiğini, ancak ceza davası kapsamında alınan raporda kusurunun bulunmadığı belirlenen sigortalı sürücünün beraatine hükmolunduğunu, Yargıtay'da...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Dosya No: 2022/1923 Karar No: 2022/2256 İncelenen Kararın Mahkemesi: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi: 30/03/2022 Numarası: 2016/1249 (E) - 2022/233 (K) Davanın Konusu: Maddi Tazminat Karar Tarihi: 20/12/2022 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, 35.065,82 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili dilekçesinde özetle; hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunda sigortalı araç sürücüsüne %80 oranında kusur yüklendiğini, ancak ceza davası kapsamında alınan raporda kusurunun bulunmadığı belirlenen sigortalı sürücünün beraatine hükmolunduğunu, Yargıtay'da onanarak kesinleşen kusur durumuna ilişkin hükmün maddi olgu oluşturması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kesinleşen maddi olgu bakımından ceza mahkemesi kararının hukuk mahkemesi hâkimi için bağlayıcı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan inceleme sonunda: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 74'üncü maddesi uyarınca; hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı biçimde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz. Başka bir anlatımla ceza mahkemesinin maddi olayın belirlenmesine dair hükmü hukuk hâkimini bağlar ise de; hukuk hâkimi ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Tazminat davasına bakan hâkim, failin ayırt etme gücüne sahip olup olmadığını, kusurun bulunup bulunmadığını, Ceza Hukuku esaslarına göre değil, Medeni Hukuk esaslarına göre belirleyecektir. Hukuk hâkiminin kural olarak ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı olmadığı ancak aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak alınan maddi olgularla ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı konusunda tamamen bağlı olacağı, gerek öğretide gerekse de yargısal uygulamada yerleşik biçimde kabul edilmektedir. Hal böyle olunca, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin kanıt niteliğini taşır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24/12/2014 gün ve 2014/4-846 (E) - 2014/1091 (K) sayılı kararı) Somut uyuşmazlıkta davaya konu olay nedeniyle açılan ceza davasında dü...