DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/12/2022 Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/1800 esas, 2022/5752 karar sayılı, 12/09/2022 günlü bozma ilamı gereğince yapılan yargılama sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davalı vekili tavzih dilekçesinde özetle; Dairemizce yazılan gerekçeli karar ile hüküm arasında çelişki olduğu, yargılama giderleri arasında harçlar ve vekalet ücretleri yer aldığı, ancak yargılama giderleri davacının üzerinde bırakılması gerekirken vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olduğu, bu sebeple çelişkinin düzeltilmesini talep etmiştir.Dairemizin 2020/2520 esas 2020/430 karar sayılı, 17/12/2020 günlü kararın incelenmesinde; Davalı vekilinin istinaf sebeplerinin, davacı tarafından icra takibinin iptali için icra hukuk mahkemesinde dava açılması gerekirken, bu şekilde bir dava açılmadan menfi tespit davası açılamayacağı, bu...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA EK KARAR DOSYA NO: 2022/1729 KARAR NO: 2022/1752 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/09/2020 NUMARASI: 2020/131 E. - 2020/525 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/12/2022 Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/1800 esas, 2022/5752 karar sayılı, 12/09/2022 günlü bozma ilamı gereğince yapılan yargılama sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davalı vekili tavzih dilekçesinde özetle; Dairemizce yazılan gerekçeli karar ile hüküm arasında çelişki olduğu, yargılama giderleri arasında harçlar ve vekalet ücretleri yer aldığı, ancak yargılama giderleri davacının üzerinde bırakılması gerekirken vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olduğu, bu sebeple çelişkinin düzeltilmesini talep etmiştir.Dairemizin 2020/2520 esas 2020/430 karar sayılı, 17/12/2020 günlü kararın incelenmesinde; Davalı vekilinin istinaf sebeplerinin, davacı tarafından icra takibinin iptali için icra hukuk mahkemesinde dava açılması gerekirken, bu şekilde bir dava açılmadan menfi tespit davası açılamayacağı, bu anlamda davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafından 07/09/2020 tarihinde usulsüz bir şekilde ıslah dilekçesi sunulduğu, ıslah dilekçesi taraflarına tebliğ edilip beyanda bulunmak üzere süre verilmeden karar verildiği, gerekçeli kararda davalının kabul beyanı sebebiyle davanın kabulüne karar verildiği belirtilmesine rağmen, davalı müvekkili aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin 6100 Sayılı HMK'nın 312/2. maddesi hükmüne aykırı olduğu hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nce verilen 28.01.2021 tarih ve 2020/2520 E. - 2020/430 K. sayılı tavzih kararıyla; Davalı tarafın yargılama giderlerine yönelik istinaf talebinin kabul edildiği ve buna göre davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına karar verilmiş olmasına rağmen gerekçeli kararın yazımı sırasında sehven ilk derece mahkemesi kararının hüküm fıkrasındaki davalı tarafa vekalet ücreti tahmiline yönelik kısmın olduğu gibi kaldığı gerekçesiyle, Dairenin 2020/2520 Esas ve 2020/430 Karar sayılı, 17/12/2020 günlü kararının; ''2/5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Av. Asg. Üc. Trf.'nin 3/1. ve 6. maddelerine göre, 5.320,55 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,'' şeklindeki hüküm fıkrasının tavzih suretiyle ''2/5- Davanın kabul edilmiş olması sebebiyle davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,'' şeklinde düzeltilmesine, karar verilmiştir. Dairemizin 28/01/2021 tarihli tavzih kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/1800 esas, 2022/5752 karar sayılı, 12/09/2022 günlü bozma ilamıyla; "1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Hükmün Tashihi başlığını taşıyan 304. maddesinde, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların, mahkemece kendiliğinden ve...