İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl ve birleşen davaların davacı vekili, müvekkilinin 1924 doğumlu olup yaşlı olduğunu ve davalı bankanın Topağacı İstanbul şubesinde mevduat ve menkul değerler hesapları bulunduğunu, müvekkilinin yeğeni olan dava dışı ... .'in 2008 yılında bir dönem müvekkilinin evinde kaldığını, adı geçenin davalı bankanın çalışanlarının yardım ve işbirliği ile bankadaki 3 ayrı hesaptan hileli işlemler ile müvekkiline ait mevduatı zimmetine geçirdiğini, ayrıca müşterek bir hesap açtığını, hesabın açılışına dair evrakı müvekkiline imzalatıp getireceğine dair evrak aldığını, müvekkilinin bu hesaptan haberi olmadığını, müşterek hesap sözleşmesi de imzalanmadığını, bu...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2017/2902 Esas KARAR NO : 2018/811 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/11/2016 NUMARASI : 2008/705 2016/610 DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 28/03/2018 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl ve birleşen davaların davacı vekili, müvekkilinin 1924 doğumlu olup yaşlı olduğunu ve davalı bankanın Topağacı İstanbul şubesinde mevduat ve menkul değerler hesapları bulunduğunu, müvekkilinin yeğeni olan dava dışı ... .'in 2008 yılında bir dönem müvekkilinin evinde kaldığını, adı geçenin davalı bankanın çalışanlarının yardım ve işbirliği ile bankadaki 3 ayrı hesaptan hileli işlemler ile müvekkiline ait mevduatı zimmetine geçirdiğini, ayrıca müşterek bir hesap açtığını, hesabın açılışına dair evrakı müvekkiline imzalatıp getireceğine dair evrak aldığını, müvekkilinin bu hesaptan haberi olmadığını, müşterek hesap sözleşmesi de imzalanmadığını, bu hesapla ilgili farkın kendisine verilmesini sağladığını, internet dolandırıcılığı yapılarak ve bankanın ihmalli davranışı sonucu bu olayların meydana geldiğini, durumun 14/07/2008 tarihinde banka tarafından aranması sonucunda öğrenildiğini, olayda gerek davacının yeğeninin , gerekse bankanın kusuru bulunduğunu, müvekkilinin zarara uğradığını, söz konusu tutarların tahsili için gerek asıl davaya, gerekse birleşen davalara konu icra takiplerinin başlatıldığını belirterek asıl ve birleşen davalar yönünden itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin yapılan işlemlerde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının ev telefonundan işlem teyitleri için arandığını ve teyit verildiğini, en son aramada teyit verilmediğini, dava dışı yeğeninin davacının şifresini bildiğini, olayın davacının kusurundan kaynaklandığını, kaldı ki davacının kartın çalındığına dair bir bildirim de yapmadığını bildirerek asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporları ve ceza dosyası içeriğine göre; davacının, davalı bankada gerek TL, gerek USD cinsinden hesapları bulunduğu, davacının 3 ayrı hesabından 08/07/2008 tarihinde farklı miktarlarda para çekildiği ve çekilen bu paraların farklı hesaplara aktarıldığı, davacının zarara uğradığı, zararın meydana gelmesinde davalı bankanın hatalı eylem ve işlemleriyle %75 oranında kusurlu olduğu, %25 oranındaki kusurun ise davacıya ait olduğu gerekçeleriyle asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı kısmen kabulüne karar verilmiş, kararı taraf vekilleri ayrı ayrı istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf sebebi olarak; müvekkilinin kredi kartı şifresini dava dışı yeğenine vermediğinin sabit olduğunu, bu ne...