MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO : 2018/693 KARAR NO : 2019/57 KARAR TARİHİ: 22/01/2019 DAVA : İFLAS (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) KARAR TARİHİ: 07/11/2019 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA:Davacı vekili, 08.06.2018 tarihli dava dilekçesinde, davalının, İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu İtirazının kaldırılarak iflasına karar verilmesi gerektiğini, davalı borçlunun, İflas yolu ile takibin ancak iflasa tabi şahıslar adına yapılabileceği, borçlunun İflasa tabi olmadığını öne sürerek takibin şekline itiraz etmişse de, bilindiği üzere, TTK na göre tacir olanların iflasa tabi kişiler olduğunu, TTK 12/1. maddesi gereğince, bir ticari işletmeyi kısmende olsa kendi adına işleten kimselerin tacir olduğunu, davalı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/1077 Esas KARAR NO : 2019/1997 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO : 2018/693 KARAR NO : 2019/57 KARAR TARİHİ: 22/01/2019 DAVA : İFLAS (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) KARAR TARİHİ: 07/11/2019 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA:Davacı vekili, 08.06.2018 tarihli dava dilekçesinde, davalının, İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu İtirazının kaldırılarak iflasına karar verilmesi gerektiğini, davalı borçlunun, İflas yolu ile takibin ancak iflasa tabi şahıslar adına yapılabileceği, borçlunun İflasa tabi olmadığını öne sürerek takibin şekline itiraz etmişse de, bilindiği üzere, TTK na göre tacir olanların iflasa tabi kişiler olduğunu, TTK 12/1. maddesi gereğince, bir ticari işletmeyi kısmende olsa kendi adına işleten kimselerin tacir olduğunu, davalı borçlunun ... Grubu nun sahibi olup ,30 kadar şirketin ortağı, yönetim kurulu başkanı ve münferiden imza yetkilisi olduğunu, davalının gayrimenkul satıcısı işadamı olarak devamlı reklamlarda rol aldığını, şirketler grubunun 40 yıla yakın bir süredir faaliyet gösterdiğini, davalı şahsın iflasa tabi bir şahıs olmadığı yönündeki iddianın kabulünün mümkün olmadığını, İtirazın haksız olduğunu, kaldırılması gerektiğini, takibe konu belge sonucunda davalı tarafın müvekkiline borcunun bulunduğunun aşikar olduğunu, senet metninde bahsedilen taliki şartın gerçekleştiğini, tapu senetlerinden görüleceği üzere senede konu taşınmazların ...Sendikası tarafından İktisap edildiğini, her halükarda, davalı tarafından 22.000.000,00 TL danışmanlık bedelinin KDV hariç ve başkaca hiçbir şart öne sürmeden davacıya ödenecektir ifadeleri nedeniyle, davalının edimini ahde vefa gereği yerine getirmekle mükellef olduğunu iddia ederek, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazının kaldırılmasına ve iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili, kimler aleyhine İflas yolu ile takip yapılabileceğinin TTK 18/1 ve İİK 43/1 hükümlerinde tahdidi olarak sayıldığını, müvekkilinin tacir sıfatına sahip olmadığını, aleyhine İflas yolu ile takibe girişilemeyeceğini, şirket ortağı ve yönetici olmanın tacir sıfatını kazandırmayacağını, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 01.12.2010 tarihli, 2010/13557 Esas, 2010/13646 Karar sayılı ilamı ile isabetli şekilde kabul edildiğini, ayrıca ortada bir borcun olmadığını, takibe dayanak yapılan 08.05.2018 tarihli belgenin başlığında her ne kadar Garanti Taahhütnamesi yer alıyor ise de, söz konusu belgenin hukuki niteliğinin garanti taahhüdü olmayıp, taşınmaz simsarlığı sözleşmesi olduğunu sözleşme sözcüklerinin anlatım zorunluluğundan doğduğunu, taşınmazların satışına aracılık edinilmesine İlişkin sözleşmelerde, başka bir hukuki nitelendirmeye gitmenin mümkün olmadığını, belge...