Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 09/01/2013 tarihinde, davalı tarafından ZMMS ile sigortalı araç ile yaya olan müvekkilinin karıştığı trafik kazasında, müvekkilinin sakat kaldığını, müvekkilinin kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, davalının müvekkilinin zararlarından sorumlu olduğunu, maluliyet tazminatının ödenmesine ilişkin yapılan başvuru üzerine davalı tarafından 17/09/2020 tarihinde 36.000,64 TL ödeme yapıldığını, ancak bu ödemenin yetersiz olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.000,00 TL bakiye maddi tazminatın ve 100,00 TL bakıcı gideri tazminatının kaza...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/408 - 2022/823 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/408 KARAR NO : 2022/823
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/04/2021 NUMARASI : 2021/171 Esas 2021/363 Karar
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 31/03/2022 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 18/04/2022
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 09/01/2013 tarihinde, davalı tarafından ZMMS ile sigortalı araç ile yaya olan müvekkilinin karıştığı trafik kazasında, müvekkilinin sakat kaldığını, müvekkilinin kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, davalının müvekkilinin zararlarından sorumlu olduğunu, maluliyet tazminatının ödenmesine ilişkin yapılan başvuru üzerine davalı tarafından 17/09/2020 tarihinde 36.000,64 TL ödeme yapıldığını, ancak bu ödemenin yetersiz olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.000,00 TL bakiye maddi tazminatın ve 100,00 TL bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; usul yönünden, davanın zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, esas yönünden ise davacıya yapılan ödeme ile müvekkilinin ibra edildiğini, fahiş fark olmaması halinde yeniden dava açılamayacağını, artan maluliyet iddiası bulunmakta ise bunun ispatının gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, tedavi gideri taleplerinin teminat dahilinde olmadığını, belgelendirilmeyen bakıcı giderinden %50 hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, davacının sürekli sakatlığının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan alınacak rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, zararın hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, müvekkil şirketin faizden yalnızca dava tarihinden itibaren sorumlu olabileceğini ve bu faizin yasal faiz olması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle kusurlu yanın sigortacısından poliçe kapsamında zararın tazmini talebi olduğu, davalının süresinde zamanaşımı savunmasında bulunduğu, TBK'nın 72. maddesinde, haksız fiile ilişkin 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri öngörüldüğü, yine KTK'nın 109/1 maddesi uyarınca da 2 yıl ve kaza tarihinden itibaren herhalde 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörül...