Mahalli mahkemenin kararına karşı istinafa başvurulmuş olmakla, Dairemiz Üyesi tarafından hazırlanan rapor incelendi. Yapılan müzakere sonucu, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili açtığı dava ile; Davacı iş sahibi ile davalı yüklenici arasında mobilya yapımı konulu eser sözleşmesi mevcut olduğunu, raf amortismanı için kullanım ömrünün 6 yıl, iş yeri mobilyası için ise amortisman kullanım ömrünün 5 yıl olduğunu, anlaşılan iş bedelinin davalıya ödendiğini, teslimin 19/01/2015 tarihinde gerçekleştiğini, ihtar gönderilmesine rağmen davalının fatura düzenlememesi nedeniyle KDV indirimi alamadıklarını, KDV'ye işletilecek reeskont faizi ve amortisman alacaklarının doğduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça dosyaya cevap dilekçesi sunulmamış ve yazılı beyanda bulunulmamıştır. İlk...
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İncelenen Kararın Mahkemesi: Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi: 12/01/2022 Dava Türü: Alacak (Eser Sözleşmesi)
Mahalli mahkemenin kararına karşı istinafa başvurulmuş olmakla, Dairemiz Üyesi tarafından hazırlanan rapor incelendi. Yapılan müzakere sonucu, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili açtığı dava ile; Davacı iş sahibi ile davalı yüklenici arasında mobilya yapımı konulu eser sözleşmesi mevcut olduğunu, raf amortismanı için kullanım ömrünün 6 yıl, iş yeri mobilyası için ise amortisman kullanım ömrünün 5 yıl olduğunu, anlaşılan iş bedelinin davalıya ödendiğini, teslimin 19/01/2015 tarihinde gerçekleştiğini, ihtar gönderilmesine rağmen davalının fatura düzenlememesi nedeniyle KDV indirimi alamadıklarını, KDV'ye işletilecek reeskont faizi ve amortisman alacaklarının doğduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça dosyaya cevap dilekçesi sunulmamış ve yazılı beyanda bulunulmamıştır. İlk derece mahkemesi; Somut olayda, davacının şirket olması ve davalının da gerçek kişi tacir olması nedeniyle tarafların tacir olması ve işin ticari işten kaynaklanmış olması nedeniyle dava nispi ticari dava olduğundan, mahkemenin davaya bakmakla görevli olduğu, 6102 Sayılı Ticaret Kanunun 5. maddesiyle 01/01/2019 tarihinden itibaren arabuluculuğun dava şartı olarak düzenlendiği, dosya kapsamı itibariyle yapılan incelemede ise, dava tarihinden önce davalı yönünden arabuluculuğa başvurulmadığı, verilen kesin süreye rağmen arabuluculuk tutanağının dosyaya ibraz edilmediğinin anlaşıldığı, arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair karar verilmesi gerektiği, 6100 Sayılı HMKnın Dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar başlıklı 138. maddesi, 6100 Sayılı HMKnın "usul ekonomisi ilkesi" başlıklı 30. maddesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11/04/2019 tarih ... esas, ... karar sayılı ilamı birlikte değerlendirilerek taraflar ön inceleme duruşmasına davet edilmeksizin dosya üzerinden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın 6102 Sayılı TTK 5/A maddesi gereğince arabuluculuk dava şartı yokluğundan reddine karar vermiştir. Davacı vekili tarafından, mahkemece verilen kesin süre içinde arabuluculuk tutanağını uyap sistemi üzerinden dosyaya sundukları, arabuluculuk evrakının dosyaya takılmamasından dolayı arabuluculuğa başvuruya ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verildiği gerekçesiyle, karara karşı istinaf yoluna başvurulmuştur. HMK 355. maddesine göre yapılan istinaf incelemesi neticesinde; İlk derece mahkemesince 17/12/2021 tarihli tensip tutanağı ile verilen ara kararı uyarınca, davacı vekiline arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin sunulması için 1 haftalık kesin süre verilmiş olup, tensip tutanağı 27/12/2021 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilm...