İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı borçlunun müvekkili şirkete olan bakiye cari hesap borcu nedeniyle İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyası ile alacağın tahsili amacıyla hakkında icra takibine geçildiğini, davalının borcunun olmadığını ileri sürerek borcun tamamına ve faize itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, borçlu davalının aynı zamanda zamanaşımı itirazında bulunduğunu, borçlunun ayrıca kendileri hakkında icra takibi yapılması için borçlu davalı olarak bir izinleri olmadığından dolayı vekalet ilişkisine de itiraz ettiklerini, borçlunun borcun olmadığını iddia etmesine rağmen ticari defterler incelendiğinde borçlunun bakiye cari hesap borcunun 907.000,00-TL olduğunun...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/1765 Esas KARAR NO : 2019/1380 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2015/985 Esas 2018/861 Karar TARİH : 19/09/2018 DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 16/10/2019 İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı borçlunun müvekkili şirkete olan bakiye cari hesap borcu nedeniyle İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyası ile alacağın tahsili amacıyla hakkında icra takibine geçildiğini, davalının borcunun olmadığını ileri sürerek borcun tamamına ve faize itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, borçlu davalının aynı zamanda zamanaşımı itirazında bulunduğunu, borçlunun ayrıca kendileri hakkında icra takibi yapılması için borçlu davalı olarak bir izinleri olmadığından dolayı vekalet ilişkisine de itiraz ettiklerini, borçlunun borcun olmadığını iddia etmesine rağmen ticari defterler incelendiğinde borçlunun bakiye cari hesap borcunun 907.000,00-TL olduğunun görüleceğini, hesap ekstresinin de icra dosyasında mevcut olduğunu, borçlunun zamanaşımı itirazının hukuken geçersiz olduğunu, alacağın mahiyeti itibari ile 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, ayrıca B.K. 154 maddesi uyarınca borca faiz taahhuk ettirilmesi ve borca karşı yapılmış ödemeler nedeniyle zamanaşımı sürelerinin de kesildiğini, davanın ticari bir dava olup, takip tarihinden itibaren yasal %11,50 ticari faiz istenmesinin hukuken geçerli olduğunu, borçlunun ayrıca kendileri hakkında icra takibi yapılması için borçlu davalı olarak bir izinleri olmadığından dolayı vekalet ilişkisine yapmış olduğu itirazın da hukuken geçerli olmadığını, M.K. 2. maddesine göre kötü niyetli borçluların sırf kendileri hakkında açılmış icra takiplerine engel olmak amacıyla yapmış oldukları itirazın hukuken geçerli olmayacağını, davalı borçludan kendisi hakkında yapılacak icra takibi için izin alınması gerektiğini iddia etmenin abesle iştigal olduğunu, çünkü davalı borçlunun böyle bir şeyi talep etme hakkı ve yetkisi olmadığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile haksız ve mesnetsiz olarak borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, takip tarihinden itibaren işleyecek olan senelik %11,50 ticari faizi ile birlikte takibin devamına ve davalı borçlunun %20 inkar tazminatla mahkumiyetine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının cari hesaptan doğan borca ilişkin iddiasının gerçeği yansıtmadığını, cari hesap borcu olmadığını, borca, faize ve faiz oranına da itiraz ettiklerini, TTK'nun 89. maddesinin yazılı olmadıkça cari hesap sözleşmesinin geçerli olmayacağını açıkçı öngördüğünü, müvekkili ile davacı şirket arasında yazıl...