Taraflar arasındaki istirdat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından dava dışı borçlu ... aleyhine 01/04/2019 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı, dosya borçlusu ...'ın davacı şirketin eski ortağı olduğu, borçlu 09/11/2018 tarihinde tüm pay ve haklarını dava dışı ...'a devrettiği, bu tarihten sonra davacı şirketle hiçbir bağının kalmadığı, davacının son söz konusu borç hakkında bilgisinin olmadığı gibi icra takibiyle ilgili davacı şirkete gelen bir tebligat da bulunmadığı, söz konusu icra takibinin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/650 KARAR NO: 2022/679 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 09.11.2021 NUMARASI: 2021/45 Esas - 2021/875 Karar DAVA: İstirdat Taraflar arasındaki istirdat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından dava dışı borçlu ... aleyhine 01/04/2019 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı, dosya borçlusu ...'ın davacı şirketin eski ortağı olduğu, borçlu 09/11/2018 tarihinde tüm pay ve haklarını dava dışı ...'a devrettiği, bu tarihten sonra davacı şirketle hiçbir bağının kalmadığı, davacının son söz konusu borç hakkında bilgisinin olmadığı gibi icra takibiyle ilgili davacı şirkete gelen bir tebligat da bulunmadığı, söz konusu icra takibinin borçlunun şirketteki payını devretmesinden 6 ay sonra açıldığı, ancak icra takibine gerekçe gösterilerek davacı şirketin, davalı alacaklı tarafından defalarca kez arandığı, hatta davacı şirket yetkilisi ...'a tehditlerde bulunduğu, bu baskı ve tehditlere daha fazla dayanamayan davacı şirket yetkisili ve ortağı ...'a davalı banka vekili Av. ...'a farklı zamanlarda toplamda 64.000,00 TL ödeme yaptığı, işbu ödemelere ilişkin dekontların dava dilekçesi ekinde sundukları, bu ödemeler sonucunda davacının çok zor duruma düştüğü, ve ödeme yapamayacak noktaya geldiğini, bunun üzerine davalı banka tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... talimat sayılı dosya ile 15/01/2020 tarihinde davacı şirketin adresinde haksız ve hukuka aykırı bir şekilde haciz ve muhafazası işlemimin yapıldığı, kesinleşen icra takibi nedeniyle cebri icra tehdidi altında bulunan davacının her hangi bir borcu olmamasına rağmen icra dosyasındaki borcun büyük bir kısımı ödemek zorunda kaldığı buna rağmen hacze maruz kaldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için borçlu ...'ın davacı şirketle olan ortaklık ilişkisinin devam ettiği düşünülse bile şirket ortağının şahsi borcu nedeniyle şirketin haciz yapılamayacağını belirterek davanın kabulü ile davacının borçlu olmadığı halde cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı 64.000,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek olan ve bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle istirdatına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; öncelikle davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacı yanca icra takibinin İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... talimat sayılı dosyasında yapılan ödemelerin istirdatı istenilmiş ise de tarafların tüzel kişiliği olup tacir vasfında olduklarını, uyuşmazlığın ticari işletmeleri ...