DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan), Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı) KARAR TARİHİ: 25/05/2022 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesi ile; Muris ... ile davalı arasında, murisin ... A.Ş.' den kullandığı kredi için hayat sigortası akdedildiğini, ...' ın vefat ettiğini, vefat sebebinin doğal ölüm olup, kalp hastalığının vefatın gerçekleşmesinde etkisinin olmadığını, sigorta poliçesi düzenlenirken usule uygun davranılmadığından sigortacının beyan yükümlülüğünün ihlal edildiğini iddia ederek sorumluluktan kurtulamayacağını, rizikonun bildirilmemiş olmasının tek başına poliçenin iptalini ya da tazminatın ödenmemesi için yeterli olmadığını, sigortalının önceden var olduğu iddia olunan kalp hastalığı ile vefatı arasında illiyet bağı bulunmadığını, poliçenin usulüne uygun...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/367 KARAR NO: 2022/642 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2020/435 Esas KARAR NO: 2021/866 KARAR TARİHİ: 18/11/2021 DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan), Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı) KARAR TARİHİ: 25/05/2022 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesi ile; Muris ... ile davalı arasında, murisin ... A.Ş.' den kullandığı kredi için hayat sigortası akdedildiğini, ...' ın vefat ettiğini, vefat sebebinin doğal ölüm olup, kalp hastalığının vefatın gerçekleşmesinde etkisinin olmadığını, sigorta poliçesi düzenlenirken usule uygun davranılmadığından sigortacının beyan yükümlülüğünün ihlal edildiğini iddia ederek sorumluluktan kurtulamayacağını, rizikonun bildirilmemiş olmasının tek başına poliçenin iptalini ya da tazminatın ödenmemesi için yeterli olmadığını, sigortalının önceden var olduğu iddia olunan kalp hastalığı ile vefatı arasında illiyet bağı bulunmadığını, poliçenin usulüne uygun olarak tanzim edilmediğini ve yukarıda belirtilen diğer hususlar değerlendirildiğinde, poliçede belirlenen vefat tazminatının kredi kullanılan bankaya ve/veya mirasçılara ödenmesi gerektiğini, sigorta poliçesinde vefat teminatı olarak belirlenen 111.111-TL'nin vefat (rizikonun gerçekleşme) tarihi olan 29.02.2020 itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte; Dain-i mürtehin olması halinde müteveffa ...'ın kredi barcuna mahsuben ... Bankası A.Ş'ye, artan miktarın miras hisseleri oranında davacılara ödenmesini, poliçede dain-i mürtehin olmaması halinde, kanuni lehtar olarak miras hisseleri oranında davacılara ödenmesini, tüm masraf ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; 6102 sayılı TTK 1420 maddesine göre sigorta alacaklarında zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğunu, Hayat Sigortası Genel Şartlarının zamanaşımını düzenleyen C.13 maddesine göre sigorta sözleşmelerinden doğan tüm taleplerin 2 yılda zamanaşımına uğrayacağının hüküm altına alındığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığından zamanaşımı nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, Türk Ticaret Kanunu (TTK) Madde 1435 sigorta sözleşmelerinin yapılması aşamasındaki beyan yükümlülüğünü düzenlemiş olup "Sigorta ettiren sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür" hükmünün olduğunu, buna göre sigorta sözleşmesi yapılırken sigortalının, bildiği ve bilmesi gereken tüm önemli bilgileri sigortacıya bildirmekle yükümlü olduğunu, bu hükmün hem sözleşmenin kurulmasından evvel koşullarının incelenerek sigortacının sözleşmeyi akdetmemesi veya daha ağır veya farklı koşullarla akdetmesine sebep olacak bilgileri de öğrenmesi amacıyla oldukça önemli bir yüküm...