DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 14/06/2022 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... şirketinde kasko sigortalı bulunan müvekkiline ait ... plakalı aracın 03/07/2013 tarihinde çalınmış ve 08/07/2013 tarihinde aracın motor, şanzıman gibi bazı parçalarının sökülmüş bir vaziyette bulunduğunu, davalı şirkete ihbarının yapıldığını ve yapılan ekspertiz sonucunda araçta 74.582,69 TL hasar tespit edildiğini, davalı ... şirketi tarafından aracın tamirine onay verilmemiş olduğundan aracın halen ekspertizin yapıldığı Volswagen yetkili servisi olan Tamaş'ta bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalması kaydıyla 36.000,00 TL tazminatın rizikonun gerçekleşme tarihi...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2022/949 KARAR NO: 2022/1200 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 29/12/2021 NUMARASI: 2021/137 Esas - 2021/991 Karar DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 14/06/2022 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... şirketinde kasko sigortalı bulunan müvekkiline ait ... plakalı aracın 03/07/2013 tarihinde çalınmış ve 08/07/2013 tarihinde aracın motor, şanzıman gibi bazı parçalarının sökülmüş bir vaziyette bulunduğunu, davalı şirkete ihbarının yapıldığını ve yapılan ekspertiz sonucunda araçta 74.582,69 TL hasar tespit edildiğini, davalı ... şirketi tarafından aracın tamirine onay verilmemiş olduğundan aracın halen ekspertizin yapıldığı Volswagen yetkili servisi olan Tamaş'ta bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalması kaydıyla 36.000,00 TL tazminatın rizikonun gerçekleşme tarihi olan 03/07/2013 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini ve ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu ve aksine yönelik herhangi bir ispat da sunulmadığını, sigortalının aracının çalınmadığını, aracın bir başkasına satılarak sigorta bedelinin alınması amacıyla çalıntı kaydının oluşturulduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; istinaf kararının yerinde olmadığı ve somut uyuşmazlıkla örtüşmediği nedenle detaylı bir beyan dilekçesi verildiğini ancak yerel mahkeme tarafından bu dilekçe dikkate alınmaksızın davanın reddine karar verildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi'nin bozma kararında ;CMK m.231 'de düzenlenen "hükmün açıklamasının geri bırakılması" ile TCK madde 51'de düzenlenen "cezanın ertelenmesi" düzenlenmelerinin karıştırıldığını, somut olayımızdaki ceza davasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı değil mahkumiyet kararı bulunduğunu, ceza dosyasında müşteki, sanık ve tanıkların dinlenmiş olduğunu, olay bütün yönleriyle araştırıldığını, ortada usulüne uygun yapılmış bir ceza yargılaması ve kesinleşmiş bir ceza kararı yani mahkumiyet varken aksi bir kabul ile ceza hukukunun temel ilkeleri göz ardı edilerek olayın hırsızlık olduğunun ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin açıkça hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'n...