DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 10.06.2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 10.06.2022 Eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili özetle; davalı ile dava dışı ....Şirketi arasında 01.05.2018 tarihli taşeronluk sözleşmesinin akdedildiğini, müvekkili tarafından sözleşmeye kaşe basılarak imza altına alınan "sözleşme maddelerine kefilim" ibaresinin kefalet olarak kabul edilemeyeceğini, borcun geçerli olup olmadığının ve miktarının belirli olmadığını, davalı tarafından hakediş faturalarına dayanılarak başlatılan takibe ....Şirketinin itiraz ettiğini, takibin müvekkilinin bilgisi dışında usulsüz olarak kesinleştirildiğini ve haciz yapıldığını,...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ .... T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
.... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ....
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/09/2020 NUMARASI ... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 10.06.2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 10.06.2022 Eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili özetle; davalı ile dava dışı ....Şirketi arasında 01.05.2018 tarihli taşeronluk sözleşmesinin akdedildiğini, müvekkili tarafından sözleşmeye kaşe basılarak imza altına alınan "sözleşme maddelerine kefilim" ibaresinin kefalet olarak kabul edilemeyeceğini, borcun geçerli olup olmadığının ve miktarının belirli olmadığını, davalı tarafından hakediş faturalarına dayanılarak başlatılan takibe ....Şirketinin itiraz ettiğini, takibin müvekkilinin bilgisi dışında usulsüz olarak kesinleştirildiğini ve haciz yapıldığını, tebligatın iptali ile takibin durdurulması talebiyle açılan 2019/205 Esas sayılı dosyada icra hukuk mahkemesince 7 günlük sürede yapılmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiğini, müvekkili temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talep edilemeyeceğini ileri sürerek davanın kabulü ile müvekkilinin icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle; davacı şirket ile kefili olduğu ....Şirketinin aynı adreste faaliyet gösterdiğini, mali açıdan zayıf ve borca batık olduğunu, davacı şirket yetkilisi ... işin asıl sahibinin davacı şirket olduğunu, sözleşmenin usulen ....Şirketi ile yapıldığını, aynı adreste faaliyet gösterdiklerini ve her iki şirketin merkezinin bulunduğu taşınmazın kendisine ait olduğunu söyleyerek müvekkilini ikna ettiğini, davacının kefil olması üzerine 01.05.2018 tarihli sözleşmenin imzalandığını, kefaletin koşularının oluştuğunu, kefil olmadığı kabul edilse dahi davacının sözleşmedeki menfaati nedeniyle garanti eden kişi olarak kabulünün gerektiğini, müvekkilinin davacı şirketten alacağını tahsil edemeden işçilerinin parasını ödemeyemeden inşaat alanının terk etmek zorunda kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince; " Somut olayda "sözleşme maddelerine kefilim" şeklindeki beyan sözleşmeye eklenmiş olup, bu söz ile asıl borçlunun sözleşmeden kaynaklanan sorumluluklarının garanti edildiği anlamına gelmeyeceği, bu koşullarda davacının kefil ya da garantör sayılması mümkün olmadığı için aleyhine başlatılan icra takibi nedeni ile davalı alacaklıya borçlu sayılması gerektiğinin kabul edilemeyeceği, davalı icra takibinde haksız olmakla birlikte kötü niyetli icra takibi yaptığı kanıtlanamadığı için davacı ve davalının tazminat isteme koşullarının gerçekleşmedi...