Bölge Adliye MahkemesiAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

E. 2022/819 K. 2022/696

E. 2022/819K. 2022/69626 Mayıs 2022
hacizihtiyati hacizbilirkişi raporuiademanevi tazminattazminattazminat davasıticari faaliyetzarar tazminihaksız fiilicra takibimaddi ve manevi tazminat
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasındaki alacak, davalı şirket müdürünün sorumluluğu (maddi ve manevi tazminat) davaları kapsamında ihtiyati haciz istemine ilişkin talebin yargılaması sonunda ara kararda yazılı nedenlerden dolayı ihtiyati haciz isteminin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı ihtiyati haciz isteyen davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP İhtiyati haciz isteyen davacı vekili dava dilekçesinde özetle; aile şirketi niteliğinde olan müvekkili şirketin 02.02.1983 tarihinden bu yana ortağı olmakla birlikte, ilk kez 11.11.1997 yılında müvekkili şirketi temsil ve ilzam etme hakkına sahip olan davalının 11.11.1997 tarihinden 14.06.2016 tarihine kadar müvekkili şirketin sevk ve idaresi ile temsil ve ilzamına dair tüm işlemleri gerek asaleten gerekse de vekaleten tek başına yürüttüğünü, en son 04.03.2014 tarihinde...

Karar Metni

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ... T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

....

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE ... MAHKEMESİ TARİHİ : 15/04/2022 NUMARASI :... TALEP TARİHİ : 14/04/2022 KARAR TARİHİ : 26/05/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/05/2022

Taraflar arasındaki alacak, davalı şirket müdürünün sorumluluğu (maddi ve manevi tazminat) davaları kapsamında ihtiyati haciz istemine ilişkin talebin yargılaması sonunda ara kararda yazılı nedenlerden dolayı ihtiyati haciz isteminin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı ihtiyati haciz isteyen davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP İhtiyati haciz isteyen davacı vekili dava dilekçesinde özetle; aile şirketi niteliğinde olan müvekkili şirketin 02.02.1983 tarihinden bu yana ortağı olmakla birlikte, ilk kez 11.11.1997 yılında müvekkili şirketi temsil ve ilzam etme hakkına sahip olan davalının 11.11.1997 tarihinden 14.06.2016 tarihine kadar müvekkili şirketin sevk ve idaresi ile temsil ve ilzamına dair tüm işlemleri gerek asaleten gerekse de vekaleten tek başına yürüttüğünü, en son 04.03.2014 tarihinde yayımlanan ... Sicil Gazetesi'ndeki karar ile müvekkili şirketi münferiden temsil konusunda ... ile ...'na yetki verildiğini, ...'nun ise müdürler kurulu başkanı olarak seçildiğini, 2016 yılında şirketteki yönetim değişikliğinden sonra müvekkili şirket tarafından yapılan araştırmalarda ...'nun müvekkili şirkete ait olan bazı gelirleri ve şirketin taşınmazlarını kendi hesaplarına aktardığının tespit edildiğini, müvekkili şirketin satışlarından elde edilen gelirlerin bir kısmını hukuka aykırı yöntemler ile kendi hesaplarına aktarmış olduğu iddiasına ilişkin olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/206134 soruşturma sayılı dosyası üzerinden şikayette bulunulduğunu, müvekkili şirketin bu şikayetten vazgeçmesi için davalı ile imzalanan 13.06.2016 tarihli protokol içeriğine göre; davalının müvekkili şirketin gelirleri ile bu taşınmazları edindiğini kabul ettiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan şikayetten vazgeçilmesi ve Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davadan feragat edilmesi karşılığında müvekkili şirketin gelirleri ile edinmiş olduğu ve ancak kendi adına tescil ettirmiş olduğu taşınmazları müvekkili şirketin ortaklarına iade etmeyi kabul etmiş olduğunun görüldüğünü, kaldı ki protokolün 2. Maddesinde belirlenen tüm taşınmazların davalı tarafından protokolde belirlenen şartlar kapsamında iade edildiğini, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca anılan soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporu ile davalının müvekkili şirketi idare etmiş olduğu dönemde şirkete ait toplam 4.950.723,25-TL'yi hesaplarına aktardığının tespit edildiğini, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2016/25756 sayılı soruşturma dosyasında davalı hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara sözü geçen bilirkişi raporunda yer alan tespitlere istinade...