Davanın dava şartı yokluğundan reddine ilişkin kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin "...", "...", "...", "...com" markalarının sahibi olduğunu, müvekkili ile ... arasında 25/11/2013 tarihinde akdedilmiş distribütörlük sözleşmesi ve akabinde akdedilmiş mal tedariki sözleşmesi bulunduğunu, ... isimli firmanın ABD menşeili ... (...) firmasının çatışı altında toplanmış alt şirketlerden birisi olduğunu, ... (...) firmasının ise ... isimli firmaya devredildiğini, müvekkilinin ... isimli selef olduğu iddia edilen firmaya siparişlerin ne durumda olduğu, firmanın satın alınıp alınmadığı, alınmış olması halinde distribütörlerin durumunun ne olacağı hususlarını e-posta yolu ile sormasına rağmen karşı tarafça ısrarla yanıt verilmediğini, müvekkilin uzun...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/264 KARAR NO: 2022/579 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/09/2021 NUMARASI: 2019/129 Esas 2021/541 Karar DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/04/2022 Davanın dava şartı yokluğundan reddine ilişkin kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin "...", "...", "...", "...com" markalarının sahibi olduğunu, müvekkili ile ... arasında 25/11/2013 tarihinde akdedilmiş distribütörlük sözleşmesi ve akabinde akdedilmiş mal tedariki sözleşmesi bulunduğunu, ... isimli firmanın ABD menşeili ... (...) firmasının çatışı altında toplanmış alt şirketlerden birisi olduğunu, ... (...) firmasının ise ... isimli firmaya devredildiğini, müvekkilinin ... isimli selef olduğu iddia edilen firmaya siparişlerin ne durumda olduğu, firmanın satın alınıp alınmadığı, alınmış olması halinde distribütörlerin durumunun ne olacağı hususlarını e-posta yolu ile sormasına rağmen karşı tarafça ısrarla yanıt verilmediğini, müvekkilin uzun bir süre karşı tarafa ulaşma çabası neticesinde davalı şirket yetkilisi tarafından 01/12/2017 tarihinde gönderilen e-posta ile müvekkil ile mevcut distribütörlük sözleşmesinin sona erdiğinin bildirildiğini, bahse konu e-postanın, müvekkilin adına tescilli markaları koruma altına alıp tescil etmesinden 8 ay sonra gerçekleştirildiğini, müvekkilinin aynı tarihte dava konusu markaların tescil edildiği hususunun davalı tarafa tescil belgesi de eklenmek suretiyle bildirildiğini, bundan sonra davalının kötü niyetli davranışlar sergileyerek müvekkili ile haksız rekabet teşkil eden davranışlar içerisine girdiğini, davalı tarafça kendilerinin gerçek hak sahibi olduğu ve müvekkilin dava konusu markayı kötü niyetle tescil ettirdiği iddiasıyla İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin 2018/431 esas sayılı dosyası ile dava açtığını, davalının haklı gerekçe olmaksızın distribütörlük sözleşmesini sona erdirdiğini, başkaca bir distribütör tayin ettiğini, bu durumu uzun süre müvekkilinden gizlediğini, müvekkil adına tescilli olan ... ve ... markalarının satışını gerçekleştirdiğini, davalının bu davranışlarının sözleşmeye aykırılık teşkil etmesi bir tarafa aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek şimdilik 5.000-TL'nin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, haksız rekabetin tespit ve men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davacının ... ve ... markalarının sahibi olmadığını, bu markaların müvekkili adına tescilli olduğunu, davacı tarafın ... ve ... markalarının sahibi değil, bu marka altında üretilen dalış ürünlerinin 1992-2017 yılları arasında Türkiyede satışını gerçekleştiren distribütörü olduğunu, müvekkilinin haksız re...