İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili bankanın Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi aslına istinaden alacağı olan 36.749.951,11.TL'nin tahsilini temin için borçluların borca yetecek menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. İhtiyati hacze itiraz edenler vekili itiraz dilekçesi ile, müvekkillerinin uluslararası medikal sektöründe faaliyet gösterdiğini, şirketin vadesi gelmiş hiçbir borcu ve riski olmadığı halde ihtiyati haciz isteyen bankanın, müvekkili şirket ve yetkililerini zor duruma düşürmek suretiyle iflasına dahi sebebiyet verebileceğini bilerek ihtiyati haciz talebinde bulunmasının kanunun amacına aykırı olduğunu,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/2581 KARAR NO: 2020/76 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2019/1439 D. İş - 2019/1462 Karar TARİH:30/10/2019 TALEP: İhtiyati Hacze İtiraz KARAR TARİHİ : 23/01/2020 İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili bankanın Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi aslına istinaden alacağı olan 36.749.951,11.TL'nin tahsilini temin için borçluların borca yetecek menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. İhtiyati hacze itiraz edenler vekili itiraz dilekçesi ile, müvekkillerinin uluslararası medikal sektöründe faaliyet gösterdiğini, şirketin vadesi gelmiş hiçbir borcu ve riski olmadığı halde ihtiyati haciz isteyen bankanın, müvekkili şirket ve yetkililerini zor duruma düşürmek suretiyle iflasına dahi sebebiyet verebileceğini bilerek ihtiyati haciz talebinde bulunmasının kanunun amacına aykırı olduğunu, bankanın alacağının vadesi gelmiş bir alacak olmadığını, muaccel olma; borcun ifa edilebileceği ya da istenebileceği durumu ifade edeceğinden bu hususlar olmadan borçlunun temerrüde düşürülmesinin ihtiyati haciz için yeterli olmadığını, borçluların yükümlülüklerini yerine getirmediğini gösteren herhangi bir delil gösterilmediğini, borçluların kaçması, mallarını kaçırması ve İİK 257/2 maddesinde belirtilen hallerin söz konusu olmadığını, ihtiyati haciz talebine dayanak teşkil eden genel kredi ve teminat sözleşmelerinde tarafların bankaya bildirdikleri adreslere tebligat çıkarılmasının gerekeceği, bu adres dışında çıkarılan kat ihtarnamesinin yapıldığı tebligatların geçersiz olduğunu, borçlu ve kefillerin verdiği adreslere tebligatlar yapılmadığını, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin bazı hükümlerinin genel işlem şartları gereği geçersiz olduğu gibi, kredi sözleşmesinde, müteselsil kefil sıfatlarının bulunduğu iddiası ile müvekkillerine de ihtarname keşide edilmiş ise de, eğer, kredi sözleşmelerinde/protokollerde müvekkillerin imzası var ise imzaların/kefaletin usul ve yasaya aykırı olarak alınmış olması nedenleriyle, sözleşmeler/protokollerin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, neticeten; ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gereken koşulların somut olayda sağlanmadığından, müvekkillerinin yatırım teşvikleri ile banka alacaklarının her türlü teminat ile teminat altına alındığınu, müvekkillerin mal kaçırma, aktifini azaltma, adres değiştirme gibi ihtiyati haciz koşullarını gerçekleştirmeye yönelik faaliyetlerde bulunmasından söz edilemeyeceğini, kefillerin sorumluluğuna gitmek için gerekli koşulların somut olayda bulunmadığı göz önüne alındığında ihtiyati haciz kararı talebinin reddine karar verilmesinin gerektiğini, ayr...