Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı tarafça davalı ile olan ticari ilişki dolayısıyla oluşan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebine ilişkin dava açılmıştır. Davalı vekili davacı şirkete herhangi bir borcun bulunmadığını ileri sürerek haksız açılan davanın reddi ve davacının icra tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin 12/02/2019 tarihindeki duruşmada mazereti olmaksızın hazır olmadığı, mahkemece davalı vekiline davayı takip edip etmediği konusunda açıklayıcı beyanda bulunması hakkında süre verilerek duruşmanın 14/05/2019 tarihine ertelendiği ve davalı vekilinin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/2046 KARAR NO : 2019/1450 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/05/2019 NUMARASI : 2014/461 Esas, 2019/461 Karar, DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 28/11/2019 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı tarafça davalı ile olan ticari ilişki dolayısıyla oluşan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebine ilişkin dava açılmıştır. Davalı vekili davacı şirkete herhangi bir borcun bulunmadığını ileri sürerek haksız açılan davanın reddi ve davacının icra tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin 12/02/2019 tarihindeki duruşmada mazereti olmaksızın hazır olmadığı, mahkemece davalı vekiline davayı takip edip etmediği konusunda açıklayıcı beyanda bulunması hakkında süre verilerek duruşmanın 14/05/2019 tarihine ertelendiği ve davalı vekilinin 18.02.2019 tarihli dilekçesi ile, 12/02/2019 tarihi itibariyle davayı takip etmediğini bildirdiği;Davacı vekili 27.02.2019 tarihli dilekçesi ile 12/02/2019 tarihli bilirkişi raporuna ve esasa yönelik beyan dilekçesi vererek teknik arıza sebebiyle uyap sistemi üzerinden mazeret dilekçesi gönderilemediği, iş yoğunluğu nedeniyle duruşmaya iştirak edilemediği, davalının 12.02.2019 tarihli duruşmaya mazeret dilekçesi göndermiş olmasının davaya devam ettiğinin göstergesi olduğu, mazeret dilekçesinde yokluklarında duruşmaya devam edilmemesi halinde dosyanın işlemden kaldırılması gibi bir talepleri söz konusu olmadığını belirttiği; 14/05/2019 tarihli duruşmada davacı vekili "davalı vekili duruşmada mazeret bildirmiştir, mazeret bildirmesi davayı takip ettiği anlamına gelir, bizde daha sonradan da bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunduk, davayı takip ettiğimiz açıktır" beyanında bulunduğu görülmüştür.Mahkemece "davacı vekilinin 12/02/2019 tarihindeki duruşmada mazeretinin olmadığı ve bu nedenle de davalı vekiline davayı takip edip etmediği konusunda açıklayıcı beyanda bulunması bakımından süre verildiği, davalı vekilinin de 12/02/2019 tarihi itibariyle davayı takip etmediğini bildirdiği anlaşılmakla dosyanın 12/02/2019 tarihi itibariyle HMK 150.maddesi gereğince yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına, davacı vekilinin davayı takip ettiğine ilişkin beyanının da 12/02/2019 tarihinde müracaata bırakıldığı dikkate alınarak harçlı ve harçsız yenileme talebi olan 3 aylık süreyi de geçtiği anlaşılmakla HMK 150/5.maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına," karar verilmiştir.Davacı tarafça ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu dosyanın işlemden kaldırılması kararının usul hükümlerine, kanunun açık hükmüne ve içtihatlara açıkça aykırı bir karar olduğu...