Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında iki ayrı adi ortaklık sözleşmesi akdedildiğini, her iki sözleşme konusu projelerin tamamlandığını, aşamalarda hakedişler ve iş tesliminin yapıldığını, müvekkiline her iki sözleşme gereği adi şirket gelirlerinden payına düşen muhtelif ödemeler yapılmış ise de bu ödemelerin müvekkilinin katlandığı yatırım maliyeti ve ödemelerini dahi karşılamayan ödemeler olduğunu, davalının zarar ettiğini ileri sürerek ödemeden imtina ettiğini, sözleşme gereğince alacaklı olduğunu ileri sürerek, alacak talepli olarak açılan davada, her iki ihale konusu işin yatırım maliyetleri çıkarılarak, hakedişlerle aradaki farkın bulunması ve sözleşmeye göre...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2020/1545 KARAR NO: 2020/1667 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/09/2020 NUMARASI: 2019/652 E DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 26/11/2020 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında iki ayrı adi ortaklık sözleşmesi akdedildiğini, her iki sözleşme konusu projelerin tamamlandığını, aşamalarda hakedişler ve iş tesliminin yapıldığını, müvekkiline her iki sözleşme gereği adi şirket gelirlerinden payına düşen muhtelif ödemeler yapılmış ise de bu ödemelerin müvekkilinin katlandığı yatırım maliyeti ve ödemelerini dahi karşılamayan ödemeler olduğunu, davalının zarar ettiğini ileri sürerek ödemeden imtina ettiğini, sözleşme gereğince alacaklı olduğunu ileri sürerek, alacak talepli olarak açılan davada, her iki ihale konusu işin yatırım maliyetleri çıkarılarak, hakedişlerle aradaki farkın bulunması ve sözleşmeye göre tasfiye bakiyesi olarak ortaklara paylaştırılması gerekirken, davalının haksız tutumu sebebiyle şirketin dava dışı Esenyurt Belediye Başkanlığı'ndan olan hakedişlerinin davalı şirkete ödenmesinin ihtiyati tedbir kararı ile durdurulmasını, ödenmesi gereken hakedişlerin mahkemece tayin edilecek bir banka hesabına yatırılmasının sağlanmasını talep etmiştir. Mahkemece 17/09/2019 tarihli tensip tutanağında, geçici hukuki korumaların bir türü olan ihtiyati tedbirin şartların HMK'nun 389. maddesinde düzenlendiği, ihtiyati tedbir kararı verebilmek için hâkimin somut sebep göstermesi, ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil değerlendirmesi yapması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup, haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uyulmadığı gibi davanın niteliği gereği konunun yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, 2 hafta içerisinde istinaf yolunun açık olduğu belirtilmiştir. Davacı vekilinin 16/01/2020 tarihli duruşmada ihtiyati tedbir talebini tekrar etmesi üzerine, mahkemece duruşmada verilen 3 no.lu ara karar ile "İhtiyati tedbir talebinin tensip zaptının 9 no'lu bendinde belirtilen gerekçe doğrultusunda reddine" şeklinde karar verilmiştir. Duruşmada verilen 16/01/2020 tarihli ara kararını davacı vekili istinaf etmiştir. Davada, ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gerekli koşulların bulunmasına rağmen, talebin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kararın kaldırılması ve tedbir kararı verilmesi istenmiştir. Dairemizin 20/02/2020 tarih ve 2020/253 E- 2020/226 K sayılı kararı ile davacı tarafın istinaf başvurusu " ilk derece mahkemesince davacının ihtiyati tedbir talebinin 19/07/2019 tarihli tensip ara kararı ile reddine karar verildiği, söz konusu ara kararın davacıya 30/...