Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yargılaması sonucunda verilen kararın süresi içinde davalı vekilince istinaf edilmiş olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davacı ile davalı arasında hazır yemek alım sözleşmesinin bulunduğunu, davalı tarafın yemek bedellerini ödemediğini, daha sonra kısmi ödeme yapıldığını, fakat bakiye cari hesap alacağının kaldığını, alacak için icra takibi başlatıldığını, borçlunun itirazı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, belirterek itirazın iptaline ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, takibe konu alacak ve ticari ilişkinin net bir şekilde belli olmadığını, takipten önce faiz istenilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın tek başına sözleşmeyi durdurma hakkının bulunmadığını, sözleşmeyi...
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 04/02/2020
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali YEREL MAHKEME KARARI: Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yargılaması sonucunda verilen kararın süresi içinde davalı vekilince istinaf edilmiş olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, davacı ile davalı arasında hazır yemek alım sözleşmesinin bulunduğunu, davalı tarafın yemek bedellerini ödemediğini, daha sonra kısmi ödeme yapıldığını, fakat bakiye cari hesap alacağının kaldığını, alacak için icra takibi başlatıldığını, borçlunun itirazı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, belirterek itirazın iptaline ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, takibe konu alacak ve ticari ilişkinin net bir şekilde belli olmadığını, takipten önce faiz istenilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın tek başına sözleşmeyi durdurma hakkının bulunmadığını, sözleşmeyi davacı tarafın ihlal ettiğini, bu nedenle idari yaptırımlara maruz kalındığını, davacının hizmet ifa ettiğini ispat yükü altında bulunduğunu, faturaların ticari defterlere kayıt edilmiş olmasının hizmetin ifası anlamına gelmediğini, davacı tarafın çatal, bıçak, sürahi gibi araçları temin etmediğini ve yıkama işlemini gerçekleştirmediğini, belirterek davanın reddi ve %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacı cari hesap alacağına istinaden ilamsız takiplere mahsus icra takibi yaptığı, borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali istemi ile dava açıldığı, taraflar arasında yemek hizmetleri sözleşmesinin bulunduğu, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından, aradaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak değerlendirilebileceği; denetimine ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu da dikkate alındığında, davacının ve davalının ibraz ettiği ticari defter kayıtlarına göre fatura ve irsaliyelere göre fatura ve fatura içeriklerini davalıya teslimini ispatladığı, davalının bizatihi kendi ticari defterlerine göre de takip miktarı kadar borcunun bulunduğu, davalı tarafın iddiasının aksine yemek hizmetlerinin durdurulmuş olması nedeni ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'nün 04/12/2019 tarihli yazı cevabında belirtildiği üzere idari yaptırımın uygulanmaması nedeniyle, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 30.281,04TL alacağı kaldığı sonucuna varılarak davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafından başlatılan takibe konu fatura veya irsaliyesi müvekkili şirketine tebliğ edilmediğini, taraflar arası...