Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında bayilik sözleşmesi olduğunu, bu sözleşme devam ederken müvekkili şirketin davalı şirket ile yeni bir bayilik sözleşmesi imzalamadığını, bayilik sözleşmesi imzalanırken müvekkilinden teminat olarak 235.000-TL bedelli bononun alındığını, müvekkilinin sözleşme edimlerini yerine getirdiğini, müvekkilinin hesap ekstrelerine ve ticari defter ve belgelerine göre davalıya 112.254-TL'lik borcu bulunduğunu, ancak bu bonoya ilişkin borcunun bulunmadığını, davalının teminat olarak elinde bulundurduğu bonoyu kötü niyetli olarak kullanmakta olduğunu, davalı şirketin bonoyu iade etmeyeceğini ve yeni sözleşme imzalanmadığı için cezai şart olarak bonodaki bedeli talep ettiğini...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/1544 KARAR NO: 2021/1869 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/12/2018 NUMARASI: 2016/468 Esas 2018/1101 Karar DAVA: Menfi Tespit İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/12/2021 Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında bayilik sözleşmesi olduğunu, bu sözleşme devam ederken müvekkili şirketin davalı şirket ile yeni bir bayilik sözleşmesi imzalamadığını, bayilik sözleşmesi imzalanırken müvekkilinden teminat olarak 235.000-TL bedelli bononun alındığını, müvekkilinin sözleşme edimlerini yerine getirdiğini, müvekkilinin hesap ekstrelerine ve ticari defter ve belgelerine göre davalıya 112.254-TL'lik borcu bulunduğunu, ancak bu bonoya ilişkin borcunun bulunmadığını, davalının teminat olarak elinde bulundurduğu bonoyu kötü niyetli olarak kullanmakta olduğunu, davalı şirketin bonoyu iade etmeyeceğini ve yeni sözleşme imzalanmadığı için cezai şart olarak bonodaki bedeli talep ettiğini belirterek müvekkilinin dava konusu teminat niteliğinde olan senet yönünden borçlu olmadığının tespiti ile davalı şirketin %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davacının taleplerinin akdi ve yasal dayanağının bulunmadığını, müvekkili şirket ile davacının 22/08/2011 tarihinde 5 yıl süreli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve protokol imzalandığını, davacının sözleşme süresi boyunca birçok defa borçlarını vadesinde ödemediğini, müvekkili şirketin davacı şirketle 25/03/2016 tarihinde yeni bir 5 yıllık akaryakıt bayilik sözleşmesi ve protokol imzalandığını, bu sözleşmenin EPDK'na bildirildiğini, aynı tarihte davacı şirketin eski bayilik sözleşmesinin sona erdiğine dair ihtarname gönderdiğini, ihbarname içeriğinde davacı şirketin müvekkili şirkete 197.267,48-TL borcu olduğunun belirtildiğini, ancak tüm alacak kalemleri hesaplandığında davalı tarafın borcunun 214.061,43-TL olduğunu, davacının iddialarının hukuki geçerliliğinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davacının dava konusu olan 02/04/2016 keşide, 21/04/2016 vade tarihli, 235.000-TL bedelli senetten dolayı 112.254-TL cari hesap borcu dikkate alındığında, senet bedeline göre bakiye 122.746-TL yönünden davalıya borcu bulunmadığı, davalı tarafından 214.061,43-TL yönünden takip yapılıp toplam 267.555-TL icra tehditi altında ödendiğinden ve davacıdan haksız olarak talep edilen asıl alacak 101.847,43-TL'nin ferilerle birlikte yapılan ödeme olan 267.555-TL'ye oranlandığında 127.248,92-TL ödemenin davalıdan istirdadının gerektiği, senet miktarına göre takibe konu olan asıl alacak miktarının toplam senet miktarından düşüldüğünde bakiye...