DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen hükme karşı, davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında düzenlenen 29.09.2016 tarihli sözleşmeyle, davalıya ait 576 aboneden aktif olan müşterilerin devri konusunda anlaşıldığını, sözleşmenin 1. maddesiyle, devredilen ve davacıdan hizmet almaya devam edeceğini beyan eden her müşteri ve bayi karşılığında 20 USD artı KDV fatura kesileceğinin, toplam devredilen müşteri sayısının 20 USD ile çarpımı sonucu toplam tutarın belirleneceğinin kararlaştırıldığını, buna...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/1333 KARAR NO: 2021/1150 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/10/2018 NUMARASI: 2016/1249 E. - 2018/944 K. DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen hükme karşı, davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında düzenlenen 29.09.2016 tarihli sözleşmeyle, davalıya ait 576 aboneden aktif olan müşterilerin devri konusunda anlaşıldığını, sözleşmenin 1. maddesiyle, devredilen ve davacıdan hizmet almaya devam edeceğini beyan eden her müşteri ve bayi karşılığında 20 USD artı KDV fatura kesileceğinin, toplam devredilen müşteri sayısının 20 USD ile çarpımı sonucu toplam tutarın belirleneceğinin kararlaştırıldığını, buna göre davalı şirketin devir etmeyi kabul ettiği 567 müşterinin tamamının müvekkili şirketle çalışacağı öngörülerek sözleşmedeki hesaba göre toplam 32.520 TL sözleşme bedeli belirlendiğini, sözleşme gereğince müvekkilin 26.09.2016 tarihli tutanakla davalıya teminat olarak 07.20.2016 düzenleme tarihli 9.756 TL bedelli, 30.10.2016 düzenleme tarihli 9.756 TL bedelli ve 30.11.2016 tarihli 13.008 TL bedelli üç adet bono verildiğini, ancak devir alınan abonelerden 236 tanesinin müvekkili ile çalışmaya başladığını, sözleşmenin hüküm doğurması amacıyla aktif ve pasif abonelerin tespiti ve müvekkili şirkete geçişlerinin sağlanması için davalı yanca bir çalışanının görevlendirildiğini, davalı çalışanının yaptığı inceleme sonucunda 576 abone veya bayiden 236 tanesinin aktif olduğunun ve müvekkili ile çalışmak istediğinin davalı çalışanınca düzenlenen 14.11.2016 tarihli tutanakla belirlendiğini, davalıya verilen ilk bononun ödendiğini, aktif abone sayısının sözleşmedeki birim ücretle çarpımı sonucu sözleşme gereğince ödenmesi gereken tutarın 16.057,77 TL olarak belirlenerek aradaki 6.301,77 TL'nin 16.11.2016 tarihinde davalıya banka havalesiyle gönderildiğini, müvekkilinin tahsil edilen ilk bono ve havale yoluyla yapılan ödeme dışında davalıya borcunun kalmadığını, sözleşme bedelinin ödenmesi nedeniyle teminat amacıyla verilen bonoların bedelsiz kaldığını, yapılan tüm görüşmelere ve ihtara rağmen teminat olarak verilen diğer iki adet 30.10.2016 tarihli ve 9.756 TL bedelli ve 30.11.2016 tarihli 13.008 TL bedelli bononun iade edilmediğini ileri sürerek, müvekkilinin 30.10.2016 tarihli 9.756 TL bedelli ve 30.11.2016 tarihli 13.008 TL bedelli bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitine, bonoların müvekkiline iadesine ve bonoların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçe...