Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkili şirketin, davalı şirketten Mart-Temmuz 2016 tarihlerinde siparişler aldığını, sözleşmedeki ilk parti ürünleri üreterek davalı şirkete teslim ettiği, bedelinin ise vadesinde ödendiğini; müvekkili şirketin bu siparişle beraber aldığı 4 adet siparişin kumaşları, aksesuarları vs satın alındığı ve hazır bekletiliyor durumda iken bir kısım siparişlerin davalı tarafından gerekçesiz bir biçimde iptal edildiğini, geriye kalan tüm siparişlerin davalı şirket tarafından kontrollerinin yapıldığını, okeylendiğini, müvekkili şirketin imalathanesinde üretilerek davalı şirket adına fatura edildiğini,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/413 KARAR NO: 2021/2197 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/12/2018 NUMARASI: 2017/80 Esas, 2018/1153 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 23/11/2021 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkili şirketin, davalı şirketten Mart-Temmuz 2016 tarihlerinde siparişler aldığını, sözleşmedeki ilk parti ürünleri üreterek davalı şirkete teslim ettiği, bedelinin ise vadesinde ödendiğini; müvekkili şirketin bu siparişle beraber aldığı 4 adet siparişin kumaşları, aksesuarları vs satın alındığı ve hazır bekletiliyor durumda iken bir kısım siparişlerin davalı tarafından gerekçesiz bir biçimde iptal edildiğini, geriye kalan tüm siparişlerin davalı şirket tarafından kontrollerinin yapıldığını, okeylendiğini, müvekkili şirketin imalathanesinde üretilerek davalı şirket adına fatura edildiğini, davalı şirketin, ürünleri teslim aldıktan sonra müşterimiz malları beğenmedi, bir kısmını almadı diyerek malların bozuk olduğuna dair bir belge ve bilgi yok iken dürüstlük kuralına aykırı olarak müvekkili şirketin başka siparişler nedeniyle doğan 11.880,00 Euroluk kısmına ilişkin cari hesap alacağına el konulduğunu, davalı şirketin, bozuk denilen malların ödemesini müvekkili şirkete bilahare yaptığını, davacı müvekkili şirketin, davalı şirket ile arasında cari hesaptan doğan 11.960 Euro + 2.654,20 USD alacağın bulunduğunu, müvekkili şirketin davalı firmaya 7.195,30 TL borçlu göründüğünü, müvekkili şirketin davalı şirketten Mayıs-Haziran 2016 tarihlerinde alması gereken USD alacağını, davalının Aralık ayında kısmi ödediğini, bakiye 2.654,20 USD'lik kısmını kendilerince alacaklarına mahsup ettiğini, müvekkili şirketin bu mahsuplaşmayı kabul etmediğini; zira davalı şirketin müvekkili şirkete Mayıs ve Haziran ayında ödemesi gereken USD bazındaki ödemeyi vadesinde ödememiş olup 6 ay gecikmeli şekilde ödediğini, şayet davalı şirket müvekkili şirkete USD borcunu ödemiş olsa idi müvekkili firmanın da davalı şirkete TL borcunu ödemiş olacağını, bu ihtilafların dışında davalı firmanın üretiminde sorun olduğunu iddia ettiği malın faturası ile davalı firmanın kestiği aynı tutarlı 486 nolu fatura ve tekrar müvekkili şirketin kestiği 252 nolu fatura ile davalı şirketin işbu faturalara esas müvekkiline ödediği bedelin banka dekontlarının bulunduğunu, ayrıca müvekkili şirketin iptal edilen siparişler için satın aldığı kumaşların listesinin bulunduğunu, 6 aydır müvekkili şirkette bulunup davalı tarafından alınmayan bu kumaşlar için şimdiye kadar aylık 500,00 TL olmak üzere 3.000,00TL işgaliye parası talep edildiğini, müvekkili şirketin alacağına kavuşmak için da...