DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 17/11/2021 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkilinin davalı ile ticari ilişkisi bulunduğunu, müvekkili tarafından ödeme ve avans amaçlı olarak verilen çeklere karşılık olarak davalı tarafça 10/03/2015 tarihinde 51.418,50 TL bedelli faturanın düzenlendiğini, bu fatura bedelinin davalıya daha önce ödendiğini, bu faturadan başka davalının müvekkiline düzenlediği fatura teslim ettiği mal veya hizmet bulunmadığını, cari hesap ilişkisinde davalıya emaneten her biri 55.000 TL bedelli olan 4 adet çek verildiğini, davalının teslim ettiği mal ve hizmet olmamasına rağmen çekleri iade...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2019/385 Esas KARAR NO: 2021/1945 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/12/2018 NUMARASI: 2017/339 E., 2018/1236 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 17/11/2021 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkilinin davalı ile ticari ilişkisi bulunduğunu, müvekkili tarafından ödeme ve avans amaçlı olarak verilen çeklere karşılık olarak davalı tarafça 10/03/2015 tarihinde 51.418,50 TL bedelli faturanın düzenlendiğini, bu fatura bedelinin davalıya daha önce ödendiğini, bu faturadan başka davalının müvekkiline düzenlediği fatura teslim ettiği mal veya hizmet bulunmadığını, cari hesap ilişkisinde davalıya emaneten her biri 55.000 TL bedelli olan 4 adet çek verildiğini, davalının teslim ettiği mal ve hizmet olmamasına rağmen çekleri iade etmediğini, vadesi geldiğinde ibraz edilerek arkasının yazdırıldığını ve çeklerin iki ayrı icra dosyasında takibe konulduğunu, takiplerin haksız olduğunu ve kötü niyetli yapıldığını belirterek müvekkilinin takiplere konu çekler yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, takiplerin iptaline, çeklerin iadesine ve davalının % 20 oranında kötü niyet tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacının haksız olduğunu, ilk olarak başlattıkları takip üzerine davacının borca itiraz etmediğini, aksine borcunun ödeyeceğini belirterek süre istediğini, kendisine süre verildiğini, ancak bu süre içinde de borcun ödenmediğini, bunun üzerine diğer çeklerin de takibe konulduğunu, davacının müvekkiline olan borcuna karşılık ayrı tarihlerde vade tarihleri farklı 8 adet çek verdiğini, bu çeklerden 4'ünün sorunsuz olarak ödendiğini, çekin ödeme aracı olup illetten mücerret olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemesince toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre; "davacının taraflar arasında ticari ilişki olmasına karşın davaya konu çeklerin emanet olarak davalıya verildiği, çek karşılığında davalı tarafından kendilerine herhangi bir mal teslim edilmediği iddiası bakımından, çekin bir ödeme vasıtası ve kıymetli evrak oluşu, kıymetli evrak olan çekin illetten mücerret olup çeki elinde bulunduran yetkili hamile karşı temel ilişki bakımından çekin bedelsiz olduğu iddiasını ispat yükünün bunu iddia edene ait olması, her ne kadar menfi tespit davasında kural olarak ispat yükü davalıya ait olsa da davalı tarafından çekin emaneten verildiği ya da başka nitelikte ispat yükünü yer değiştirir vaziyette ikrar bulunmayıp tüm aşamalarda davalı tarafça çekin borcun ifası için verildiği, verilen bir kısım çeklerin sorunsuz olarak ödendiği savunmalarının bulunuyo...