DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 18/11/2021 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; takibe konu çek aslının müvekkili şirket yetkilileri tarafından imzalanmadığını, müvekkili şirket adresinde 28/04/2013 tarihinde hırsızlık meydana geldiğini, savcılık tarafından iddianameye konu hırsızlık olayından sanıkların 24/05/2013 tarihinde tutuklanmış olup, yargılamalarının tutuklu olarak devam ettiğini, takibe konu çekin de bu çeklerden biri olduğunu, imzaya itiraz ile söz konusu takibin iptali ve hacizlerin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi sunmuş olup, 21.380,00 TL üzerinden açılmış...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2019/463 Esas KARAR NO: 2021/1962 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/07/2018 NUMARASI: 2014/702 E. - 2018/790 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 18/11/2021 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; takibe konu çek aslının müvekkili şirket yetkilileri tarafından imzalanmadığını, müvekkili şirket adresinde 28/04/2013 tarihinde hırsızlık meydana geldiğini, savcılık tarafından iddianameye konu hırsızlık olayından sanıkların 24/05/2013 tarihinde tutuklanmış olup, yargılamalarının tutuklu olarak devam ettiğini, takibe konu çekin de bu çeklerden biri olduğunu, imzaya itiraz ile söz konusu takibin iptali ve hacizlerin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi sunmuş olup, 21.380,00 TL üzerinden açılmış olan menfi tespit davasında 228.620,00 TL ilave ederek dava değerini 250.000,00 TL'ye tamamlamış davaya 250.000,00 TL üzerinden devam edilmesini, 22.000,00 TL bedelli çek yönünden borçlu olmadıklarının tespiti ile maddi tazminat talebin bulunduklarını beyan etmiştir. Ayrıca davalının kötüniyetli olduğunu, başlatılan takip haciz ve icra işlemleri nedeniyle zararının doğduğunu ileri sürmüştür. Davacının ıslah dilekçesinde bu çerçevede menfi tespit talebinin yanında İİK 72/5 kapsamında kötüniyet tazminatı talebinde bulunduğu, zarar talebinin alacağın %20'sinden fazla olduğu gözetildiğinde bu zarar tutarı yönünden davayı ıslah etmek zorunda kaldığı kanaatiyle ıslah dilekçesi sunmuş ve ıslah harcı yatırmıştır. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın müvekkil şirkete karşı açılabilmesinin mümkün olmadığını, çekin faktoring sözleşmesi kapsamında mevzuata uygun olarak temlik alındığını, 6361 Sayılı Kanun'un 9/3 maddesi gereğince, çeki düzenleyen ve önceki hamiller arasındaki defi ve itirazların faktoring şirketine karşı ileri sürülemeyeceği, davanın reddi ile davacının %20''den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini beyan ve talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.07.2018 tarih ve 2014/702 Esas - 2018/790 Karar sayılı kararıyla; "Davacının hırsızlık ve imza sahteliği nedeniyle icra dosyası, icra mahkemesi tarafından imzaya itiraz üzerine takibin durdurulmasına ilişkin mahkeme dosyası davacıya ait samimi imza örnekleri ile takip konusu çek aslı temin edilerek imza incelemesi yaptırılmış olup, alınan adli tıp raporunda çekteki imzanın davacı şirketin temsilcisine ait olmadığı anlaşılmış, bu nedenle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Diğer yandan davacının tazminat talebi İİK 72/5 kapsamında bulunan tazminat tale...